KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13474 E., 2011/16637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 gün ve 2008/20-2009/270 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.07.2011 gün ve 2010/4953 - 2011/8160 sayılı kararı aleyhinde davalı TPE vekili ve davalı ... tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05, 29. ve 30. sınıflarda tescilli "SULTAN", "SULTANİ", "ETİ SULTANİ BRAN BİSCUİT WİTH SULTANAS+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "SULTAN BOHÇASI” ibaresini 30. sınıfta yer alan emtialar için tescil başvurusuna yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı markasının müvekkilinin markalarının serisi gibi algılanacağını ve tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer olmadığını, TPE’ce yapılan işlemlerin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Artuğ vekili, markaların farklı olduğunu ve karıştırılmasının mümkün olmadığını, sultan ibaresini içeren bir çok tescilli marka bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, davacının “SULTAN”, “Hitit Güneşi Şekli+ SULTANİ” ve ETİ SULTANİ Şekil” ibarelerinden oluşan markaları ile davalının “SULTAN BOHÇASI” ibareli markası arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markalarındaki “Hitit Güneşi Şekli” ve “SULTAN” kelimesinin sonundaki “İ” harfinin, “ETİ” ibaresi ve ambalaj şeklinin markalara ayırt edicilik sağladığı, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı ve ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı TPE ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı adına 30.sınıfta yer alan emtialar için tescil için başvurulan SULTAN BOHÇASI markası ile davacı adına 05, 29. ve 30.sınıflarda tescilli "SULTAN", "SULTANİ", "ETİ SULTANİ BRAN BİSCUİT WİTH SULTANS+şekil" ibareli markaların benzer bulunduğu, davacıların markalarının serisi gibi algılanacağı ve davacının markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağı iddiasına dayalı YİDK kararının iptali, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece markaların 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı ve ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2011 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Taraf markalarının esaslı unsurunu "SULTAN" ibaresi oluşturmakta olup, davalının markasının tescil edildiği 30.05 sınıf yönünden de aralarında benzerlik bulunmaktadır. Zira; davalıya ait tescilli markada davacıya ait markada yer almayan "İ" harfinin bulunmaması markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimi farklılaştırıcı bir etki yaratmamaktadır.
Bu durumda, taraf markaları arasında ortalama alıcılar ve tüketiciler nezdinde birbiri ile iltibas yaratma, aynı ticari işletme veya gruba ait birbiri ile bağlantılı markalar olarak algılanma ihtimali bulunmaktadır.
O halde mahkemece, 556 sayılı KHK'nin 8/b maddesine dayalı olarak daha sonra tescil edilmiş bulunan davalıya ait davaya konu markanın aynı KHK'nin 42/b maddesi uyarınca taraflar arasında ortak sınıf olan 30.05 sınıf yönünden hükümsüz sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davacı yararına bozulması şeklinde Dairemizin 04.07.2011 gün ve 2010/4953-2011/8160 sayılı kararı bu gerekçe ile doğru olduğundan davalı TPE vekili ve davalı ... vekilinin tüm karar düzeltme itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13474, K. 2011/16637, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama