KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13487 E., 2012/21427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/280-2011/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin serbest mimar olarak çalıştığını, Alanya ilçesi, Saray mah 762 ada 6 ve 7 parseller üzerine inşaa edilmek üzere davalı ile mimari proje hazırlaması hususunda anlaştığını ve mimari projeyi çizerek davalıya verdiğini, bu projenin uygulanması için Alanya Belediyesinden yapı ruhsatının alındığını ve her iki parsel üzerinde binaların inşaasına başlandığını, ancak Alanya Belediyesi İmar ve Şehircilik müdürlüğü tarafından yapılan tespit sonucu bu parseller üzerinde yapılmakta olan ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıların büyütüldüğü,
anılan yapılar için 15.05.2009 tarihinde tespit yapılarak durdurma tutanağı düzenlenmesine rağmen yapılara devam edildiğini, ayrıca söz konusu yapının bulunduğu bölge imar planında 4 katlı bölge olmasına rağmen 5 katlı yapı şeklinde yapılaşma oluşturulduğunun tespiti üzerine Alanya Encümenince yıkım kararı alındığını, inşaatların tamamlandığını, ancak halen yıkım işleminin yapılmadığını, mimari eserin izin alınmaksızın önemli ölçüde değiştirildiği,
ilave değişiklikler yapılarak esere konu binaların değerinin değişiklikler ile arttırıldığını, müvekkilinin FSEK 21. maddedeki işleme hakkına tecavüz edildiğini, ileri sürerek FSEK 70/3 ve 68/1 uyarınca 25.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından hazırlanan mimari projenin tamamen değiştirildiği ve projenin estetik bütünlüğünün tamamıyla bozulduğu, bilirkişi raporuna göre davacının ruhsatlı projeye göre fazladan yapılan kısım için 20.382,00 TL , fazla yapılan bölüm için fark kazanımı için 374.052,00 TL talep edebileceği belirtildiğinden taleple bağlı kalınarak, 25.000 TL maddi tazminatın ve 7.500 TL manevi tazminatın 15.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davacının eser niteliğini haiz mimari projenin izinsiz olarak değiştirilerek zemine uygulanması sonucunda çoğaltma hakkının ihlal edildiği belirlendiğine göre talep edilen mali haklar tazminatının da dava dilekçesindeki talebin niteliği uyarınca 5846 s. FSEK. nun 68. maddesine göre, bir başka deyişle davacının talep edebileceği emsal ya da rayiç bedele göre belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan mahkemece davalı tarafça projeye aykırı olarak fazladan yapılan inşaatın metre kare bedeli ve bu bedel üzerine uygulanan indirim ( iskonto ) dikkate alınmak sureti ile yapılan hesaplama benimsenmek ve bu yönteme göre taleple bağlı kalındığı belirtilerek yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın maddi tazminata yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13487, K. 2012/21427, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama