KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13603 E., 2012/20137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.05.2011 tarih ve 2007/115-2011/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, “Emmim” ibaresinin müvekkili şirketlerinin unvanı olduğunu, 1979 yılından bu yana ortakları arasında yer alan Sadık Gülgeç tarafından kullanıldığını, bir ara şirket ortakları arasında yer alan davalının açtığı iş yerinde bu ibareyi unvan olarak kullanmaya başladığını, davalının bununla da yetinmeyip marka tescil talebinde bulunduğunu, itiraz süresinin kaçırıldığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve kullanımının men edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1970 yılından beri işbu ibarenin müvekkili tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, “Emmim” ibaresinin davalı adına 2001 yılında marka olarak tescil edildiği, bu ibare üzerinde gerçek hak sahibinin davalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13603, K. 2012/20137, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama