KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13778 E., 2012/10167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2010 tarih ve 2008/804-2010/1077 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 4.724,28 TL alacak yönünden takipte bulunduğunu, borcun 3.000 TL kısmını kabul ettiklerini, ancak icra müdürlüğünün itirazın süresinde olmadığı yönündeki muhtırası sonrası itiraz ettikleri miktar için de 2.085 TL ödemek zorunda kaldıklarını, davalıya böyle bir borçları bulunmadığını ileri sürerek, icra tehdidi altında ödedikleri 2.085 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıma ilişkisinden kaynaklanan 3 adet navlun ve 1 adet vade farkından kaynaklanan fatura tanzim ettiğini, talep edilen 1.724,28 TL bedelli faturanın geç ödemesi yapılan navlun faturalarının vade farkından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, vade farkının asıl alacağa eklenen bedel olduğu, talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması veya teamül haline gelmiş uygulamaların bulunması gerektiği, davalının böyle bir belge ibraz etmediği, istirdat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13778, K. 2012/10167, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama