KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13892 E., 2012/19662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2011 tarih ve 2010/423-2011/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 5.500.000 TL ödenmiş sermaye üzerinden %12’lik paya sahip olduğunu, şirketin 26.06.2010 tarihli genel kurulunda 185.889,67 TL karın 117.641,33 TL kısmının 08.09.2010 tarihinde ortaklara dağıtılmasına karar verildiğini, bu paradan müvekkilinin payına düşen 14.116,95 TL’dan %15 stopaj kesintisi yapıldıktan sonra 11.999,40 TL ödenmesi gerektiğini, bütün ortaklara ödeme yapıldığı halde müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek müvekkilinin bu alacağını tahsil için yaptığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, şirketin hissedarı olduğuna dair hisse senetlerini ve kuponlarını müvekkiline ibraz etmediğini, hak sahibi olduğunu ispatlayamadığından kendisine ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu'nun 415. maddesine göre şirket ve üçüncü şahıslar hakkında hamiline yazılı pay senetlerinin devri, zilyetliğin geçirilmesi suretiyle mümkün olduğundan, pay sahibi olduğunu iddia eden ve buna bağlı hakları kullanmak isteyen ortak, ortaklığa karşı olan talebini devraldığı senetleri veya bu senetlere malik olduğunu gösteren belgeleri ibraz ederek kullanabileceği, aksi halde senetlerin devri şirketin kontrolü dışında her zaman mümkün olduğundan ödemenin ortak olmayan kimseye yapılması,
dolayısıyla şirketin borçtan kurtulamaması sonucuna yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle kötü niyetli olduğu davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle de koşulları oluşmayan %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13892, K. 2012/19662, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama