KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13894 E., 2012/17398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2010 tarih ve 2010/474-2011/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Midyat Pompa İstasyonunda aşçılık, garsonluk ve temizlik hizmetlerinin görülmesi için sözleşme yapıldığını ve davalı tarafından getirilen işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacaklara ilişkin açtıkları davalar sonucunda müvekkili aleyhine karar verildiğini ve kararların onandığını, ancak sözleşme gereği bu tür alacaklardan alt yüklenici olarak davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek,.... için ödenen 15.173,03 TL, ..... için ödenen 16.403,49 TL olmak üzere toplam 31.576,52 TL bedelin davalıdan tazmini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan sözleşme gereği işçi alacaklarından kaynaklanan tüm kıdem ve ihbar tazminatlarının davacı tarafından oluşturulan fonlardan karşılanacağını taahhüt ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe iade davalarının yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın denetiminden geçerek kesinleştiği, bu sebeple muvazaalı olduğu kesinleşen bir işlemin sonradan bir hakka dayanak oluşturması hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek ihbar ve kıdem tazminatlarından davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece tacirler arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13894, K. 2012/17398, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama