KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13968 E., 2012/20748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2008/260-2011/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile bu dilekçesindeki taleplerini açıklayan 01.12.2009 havale tarihli dilekçesinde davalılardan British Sky Broadcasting Group Plc şirketinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2004/28185 numarası ile başvurusunu yaptığı SKY SPORTS ibaresinin tesciline karşı yaptıkları itirazların nihayetinde YİDK tarafından red edildiğini, davalının SKY ibareli markasının hükümsüzlüğü için Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/667 esas sayılı dosyasından hükümsüzlük davası açtıklarını, bu dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,
davalının hakkında hükümsüzlük davası açtıkları markanın aynısı tekrar tescil ettirmekle aslında kanunun kendisine yüklediği tescilli bir markayı kullanmak veya kullanımına beş yıldan fazla ara vermemek külfetinden kaçınma amacını gütmesi nedeniyle kötü niyetli ve marka başvurusunun MK’nın 2.maddesine aykırı bir davranış olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2004/28185 nolu SKY SPORTS markasının tescil talebine karşı yaptıkları itirazlarının reddine dair kararının iptaline, tescil talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, dava dilekçesinin konu kısmı ile içeriğinin ve talep kısmının farklı olduğunu, müvekkilinin 1980 li yıllardan beri 60 tan fazla ülkede SKY ibaresi üzerinde markasal hakkının olduğunu, 20 seneyi aşkın süredir televizyon yayıncılığı faaliyetleri ile uğraştıklarını, müvekkilinin seri markalar olarak SKY esas unsurlu markaları kendisi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli bir eylem olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesindeki hatanın maddi hata olarak kabülü gerektiği, SKY ibaresi üzerinde gerek unvan ve gerekse markasal manada kullanım önceliği bulunan davalı şirketin, zaten gerçek hak sahibi olduğu markanın yeni versiyonlarını Madrid Protokolü hükümlerinden yararlanarak tescil ettirmek amacıyla gerçekleştirdiği marka tescil başvurularının ticarî yaşamdaki dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturduğundan söz edilemeyeceği, davalı şirketin bu başvuruları ile marka yedeklemesi veya tekrarlama markaları tescil ettirmekten ziyade, SKY ibareli markalarını korumak,
onları uygun ortam ve şartlarda kullanmak arzusu ile hareket ettiği, davacının, SKY ibaresi üzerinde gerek marka ve gerekse ticaret unvanı olarak kullanım önceliği bulunan davalıya karşı, sonradan gerçekleştirilen SKY ibareli marka tescil başvurularının kötü niyetli olduğuna ilişkin açtığı davanın reddi gerektiği, gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının dayandığı İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/667 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan, kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davasında 2008/233 sayılı karar ile davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13968, K. 2012/20748, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama