KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13996 E., 2012/20647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.06.2011 tarih ve 2007/213-2011/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili yapımcının eser sahibi bulunduğu 1982 yılı yapımı "Kırık Bir Aşk Hikayesi" isimli filminin davalıya ait TV kanalında 15.4.2004 günü izinsiz yayınlandığını ileri sürerek, muhtemel tecavüzlerin önlenmesini, şimdilik (150) milyar TL mali hak tazminat bedelinin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen dava da 17.850,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eserden doğan tüm haklarını dava dışı AKS A.Ş'ye devrettiğini, müvekkilinin yetki verdiği (ihbar edilen) şirketle devralan arasındaki sözleşmeye dayanılarak sinema eserinin yayınlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu sinema eserinin film işletme belgesi 1987 yılında alınmış olmasına rağmen 1982 yılında Antalya Film Festivali’nde gösterilmesi nedeniyle 1982 yılında alenileştiği, Yargıtay bozma ilamı ve uygulamaları göz önüne alındığında bilirkişilerin 20 yıllık koruma süresinin dolması nedeniyle mali hakların eser sahibine dönmeyeceği yönündeki görüşlerine itibar edilmediği, dava konusu eserle ilgili 20 yıllık koruma süresinin 2003 yılında dolması ile eser sahipliğinden kaynaklanan tüm hakların 4630 sayılı Yasa’nın ek 2 maddesi gereğince davacıya döndüğü,
yayın tarihi itibariyle dava konusu film üzerinde davalının herhangi bir hakka sahip olmadığı, eser sahibine dönen hakların kullanımı yönünde eser sahibi davacı ile FSEK kapsamından (48-52 maddesine uygun) bir anlaşmasının da olmadığı,
bu durumda davacının 5846 sayılı Yasa’nın 68 maddesi gereğince tazminat talep etme hakkının doğduğu gerekçesiyle asıl davada, 150,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı TRT’den tahsiline, tecavüzün men'i talebinin kabulü ile davalının muhtemel tecavüzünün men'ine, davacı vekilinin 41. madde ile ilgili talebiyle ilgili verilen karar onandığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada, tazminat talebinin kabulü ile 17.850,00 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13996, K. 2012/20647, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama