KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14176 E., 2012/20595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2011 tarih ve 2008/236-2011/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, özgün adı AZZARDO (haberin var mı?) olan yarışma programının 30'ar dakikalık 60 bölüm halinde hazırlanarak davalı idareye teslim edileceğini, davalı tarafından teslim edilen bölümlerin yayınlanmadığını, teslim edilen ilk 5 bölümün bedelinin ödenmediğini, harcamalar yaptığını, kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshinin tespitini, 10.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca üretilen eserin kurumun ilgili birimlerince yeterli görülmediğini, davacıya ihtar ile durumun bildirildiğini, yapımın durdurulduğunu, sözleşme hükümlerince davacının isteyebileceği bir zararın olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin 48. maddesine ve BK'nun 152. maddesine göre, TRT tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshedildiği, davacının yapımın durdurulmasına ilişkin bildirimi 02/02/2006 tarihli kuruma hitaben yazdığı dilekçesinde kabul ettiği, sözleşmede belirtilen adresine yapılan tebligatı almayarak ya da iadesine sebep olarak davacının sözleşmeyi kendisinin feshinin tespitini ve zararlarının karşılanmasını talep etmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, davacının sözleşme gereği davalı kurumdan herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin infisahi şarta bağlandığı, şartın gerçekleşmesiyle birlikte sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 152. maddesi “İnfisahı, meşkuk bir hadisenin tahakkukuna talik edilen akit, şartın tahakkuku anından
itibaren hüküm ifade etmez. Kaideten, infisah makabline şamil olmaz.” hükmünü haizdir. Bozucu şartın gerçekleşmesiyle şartlı işlem ile borcun hüküm ve sonuçları kendiliğinden ortadan kalkar. Bunu tarafların bilmesine ve istemesine gerek yoktur. Böylece taraflar arasında şarta bağlı işlemin yapılmasından önceki durum kendiliğinden yeniden doğar. Bozucu şart geçmişe değil, ilke olarak geleceğe etkili sonuçlar doğurur.
Bunun sonucu olarak bozucu şartla yapılan sürekli borç ilişkilerinden doğan alacaklar, aksine bir sözleşme yoksa, bu ilişki nedeniyle yerine getirilen edimler şartın gerçekleşmesiyle hükümsüz hale gelmezler, aksine geçerliliklerini korurlar, ancak şartın gerçekleşmesiyle geleceğe etkili olarak ortadan kalkarlar. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt 2, 5. Bası, s.1165)
Somut olayda; taraflar arasındaki “Haberin Var Mı?” adlı yarışma programının hazırlanması amacıyla düzenlenen sözleşmenin 48. maddesinde “Yapımın ilk üç bölümü Eğitim ve Kültür Programları Öneri Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenip beğenildiği takdirde yapıma devam edilecek, aksi halde idare sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme yetkisine sahiptir.” hükmü getirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin belirtilen 48. maddesi ile sözleşme infisahi şarta bağlanmıştır.
818 Sayılı Borçlar Kanunun 152. maddesi gereğince kural olarak infisahi şart gerçekleştiğinde bu tarihten itibaren sözleşme hükümsüz olacaktır. Bununla birlikte, bu düzenleme emredici olmadığından taraflar sözleşmenin geçmişe etkili olarak da hükümsüz sayılacağını kararlaştırabilirler.
Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin gerek yukarıya alınan 48. maddesindeki düzenleme gerek sözleşmenin tamamı incelendiğinde davalıya tanınan fesih yetkisinin infisahi şartın gerçekleşmesiyle geçmişe etkili sonuç doğuracağı sonucuna ulaşmak mümkün değildir.
Bu suretle; sözleşmenin 48. maddesiyle infisahi şartın gerçekleştiği, davalının madde metninde gösterilen ilgili birimince davalıya teslim edilen bölümlerin beğenilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiği, ancak infisahi şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği ana kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak, bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek,
sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14176, K. 2012/20595, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama