KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1439 E., 2012/4479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2009/62-2010/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, davalı bankadan kredi kullanılarak alınan 3 adet kamyonun trafiğe çıkarılmadan önce 15.05.2008 tarihinde kasko poliçelerinin yaptırılarak davalı bankaya ibraz edildiğini, ancak davalı bankanın araçlar daha şirket adına geçmeden önce 24.04.2008 tarihinde bilgileri ve rızaları olmadan kredi taksitlerinin ödenmesi için hesaba yatırılan paradan toplam 4.235,97 YTL’yi çekerek Tekfen Sigorta Aracılığı hesabına aktardığını, davalı bankanın araçlarına bilgi ve rızaları dışında ikinci kez kasko sigortası yaptırması nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, haksız şekilde alınan 4.235,00 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi ile satın aldığı müvekkili banka adına rehinli araçların müvekkili tarafından sigorta ettirilmesinin taraflar arasında akdedilmiş olan “Kredi Sözleşmesi”nin 17. maddesi hükmünden kaynaklandığını, bu nedenle müvekkili tarafından yaptırılan sigorta poliçelerinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından yaptırılan kasko sigortalarının davacı ile davalı banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin 17. maddesine aykırı olarak davalı banka ile mutabık kalınarak yapılmadığı, bu nedenle davacının kusurunun bulunduğu, kullandırılan kredinin teminatını oluşturan araçların sigortasız kalmasının davalı bankadan beklenmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davalının yaptığı işlemde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1439, K. 2012/4479, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama