KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14455 E., 2012/21017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.06.2011 tarih ve 2011/267-2011/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olduğunu, bankanın internet hizmetlerinden yararlandığını, 06.01.2005 tarihinde müvekkiline ait vadesiz döviz mevduat hesabında bulunan USD'nin o andaki internet döviz kuru üzerinden YTL'ye çevirerek yine internet üzerinden aktarıldığını, müvekkilinin toplam 13.375.00 YTL'sinin çekilerek zarara uğratıldığını, müvekkilinin internet hesabına ait şifreler kırılmak suretiyle parasının hesabından çekilmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia ederek, 13.375. YTL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren, 5.000 YTL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifre ve parolasının üçüncü kişilerin eline geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen,
bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile toplam zarar miktarı olan 13.375,00 TL'nın temerrüt tarihi olan 06.01.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yapılan işlemler nedeniyle davacının şahsiyet haklarının haleldar olduğu hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14455, K. 2012/21017, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama