KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14499 E., 2012/20997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.05.2011 tarih ve 2009/180-2011/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketiyle yaptığı 10.06.2005 tarihli Can Sağlığı Sigorta Poliçesiyle sigortalandığını, davacının sigortanın devamı süresinde kolon kanserine yakalandığı ve tedavisine başlar başlamaz davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile sigorta sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, fesih sebebinin sigorta başvuru formunun gerçeğe aykırı doldurulması ve davacının rahatsızlıklarını davalıdan gizlemesi olarak gösterildiğini, davalı aleyhine haksız feshin iptali için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada, feshin haksız olduğuna karar verildiğini,
bu nedenle davalının haksız feshinin akdin ihlali sonucunu doğurduğundan manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin tedavisi çok zor ve en ağır hastalık olan kolon kanserine yakalanmış olduğu dönemde bunun manevi çöküntüsünü yaşarken davalının haksız feshi sebebiyle ağır darbe aldığını, davacının tedavisi için gerekli maddi kaynakların temini ile uğraşırken yine davalının feshinin haksız olduğunu mahkeme önünde ispatlamak zorunda kaldığı, davalının akitten kaynaklanan hakkını kötüniyetli ve müvekkilinin hayatına malolacak şekilde kullandığı,
sigorta akdinin müvekkiline moral vereceğine, acı, üzüntü, keder verdiğini, akdin feshinin müvekkilini "sahtekar konumuna" soktuğunu, müvekkilinin bu durum karşısında morali bozulduğundan tedavisinin güçleştiği ve uzadığını ileri sürerek, maddi tazminata ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL manevi tazminatın akdin feshi tarihi olan 05.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 10.05.2005-10.06.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... şirketi tarafından Can Sağlığı Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçe akdine esas alınan 10.06.2005 tarihli başvurma formunun doldurulması sırasında sorulan sorulara davacı tarafından verilen cevaplar esas alınarak sözleşmenin akdedildiğini, davacı sigortalıya ait olan çeşitli hastane kayıtlarının incelenmesiden poliçe başlangıç tarihinden
öncesine dayanan rahatsızlıklarının bulunduğunun tespit edildiği ve davacının belirlenen bu rahatsızlıklara ilişkin olarak kesin tanı ile takip edildiği ve ilaç tedavisi uygulandığının da açık olduğunu, davacı sigortalının beyan yükümlülüğünü açık şekilde ihlal etmiş olduğunu, manevi tazminat talep etmek için gerekli koşulların oluşmadığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 2006/528 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ... şirketinin göndermiş olduğu ihtarname ile sigorta poliçesinin feshedildiğini davacıya bildirmesi işleminin, tamamen davalının akitten kaynaklı yasal haklarını kullanmaktan ibaret bir işlem olduğu, akdi tek taraflı olarak fesheden davalının eğer feshi haksız ise mevcut yasalar ve taraflar arasındaki sözleşme gereğince haksız feshinin sonuçlarına katlanacağı, nitekim bu yönde davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava sonucu İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/528 Esas,
2008/484 Karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılama neticesinde davalının feshinin yasal olmadığından iptaline karar verildiği ve işbu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onandığı ve halen tashihi karar aşamasında olduğu, davalının tek taraflı fesih iradesini davacıya bildirmesi işleminin ayrıca manevi tazminatı gerektirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14499, K. 2012/20997, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama