KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1450 E., 2012/8772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2008/791-2010/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesabından 27.03.2007 tarihinde bilgisi ve izni dışında 4.000,00 TL’nın üçüncü bir şahıs adına açılmış olan hesaba havale edildiğini, davalı bankanın internet bankacılığı sisteminin güvenli olmaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin hesabından alınan 4.000,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olayda gerek davalı bankanın gerekse davacının ihmallerinin zararın oluşmasına sebebiyet verdiği, davacının 2/10, davalı bankanın ise 8/10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.200,80 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1450, K. 2012/8772, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama