KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1451 E., 2012/9717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2010 tarih ve 2009/192-2010/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...’un müvekkili ...’un kardeşi diğer müvekkilinin oğlu olduğunu, bu davalının, kardeşi müvekkilinin nüfus cüzdanını kullanarak kimlik sahteciliği yaparak, onun esnaf siciline kayıtlı olduğuna dair belgeler temin ederek diğer davalı bankadan kredi talebinde bulunduğunu, davalı bankanın ipotek karşılığı kredi verilebileceğini belirtmesi üzerine,
davalı ...’un diğer müvekkili annesini kandırarak ona ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesi suretiyle 50.000 TL kredi çektiğini, davalı bankanın ayrıca kredi kartı ve çek yaprağı verdiğini, müvekkili ...’un kendi adına usulsüz kredi çekildiğini, kredi kartı alındığını ve çek yaprağı verildiğini öğrenmesi sonrasında davalı bankanın tüm aileyi çağırdığını, diğer müvekkiline ait taşınmazın damadına göstermelik devir edilerek 70.000 TL kredi çekilmek suretiyle kredi borcu, kredi kartı borcu ve çeklere ilişkin borçların kapatıldığını, davalı bankanın usulsüz işlemlerini yine usulsüz işlemler yaparak kapattığını,
asıl borcun geçersiz olması halinde ipoteğin de geçersiz olacağını, müvekkillerini kandırarak sebepsiz zenginleştiğini, müvekkillerini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalı ...’un 50.000 TL tutarlı olarak çektiği kredinin, kredi kartının ve çeklerin geçersiz olduğunun tespitine, 70.000 TL’nin faiziyle davalılardan tahsili ile davacı ...’a verilmesine ve %40 kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, iddiaların tamamının yerinde olmadığını, müvekkilinin tüm işlemlerinin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkili personelinin ceza yargılamasında beraat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sebepsiz zenginleşme ile hata ve hile nedeniyle para ödendiği iddiasına dayalı alacak davası olduğu, özellikle ceza dosyasından anlaşılacağı üzere, davalı ...’un davacılardan ...’un isim ve kimlik belgelerini sahte olarak kullanarak davalı bankadan kredi çektiği, çekilen bu kredinin davacı ... tarafından ödendiği, geri ödeme tutarının 58.987.00 TL olduğu, öncesinde davacı ...’un taşınmazını damadına sattığı, alıcı damadın kullandığı konut kredisi toplam tutarı 65.880.00 TL’nin satıcı davacı ...’ye ödendiği,
artan kısmın davalı ... için harcandığının kanıtlanmadığı, çekilen konut kredisinin usulsüz bulunmadığı, kredinin davacı ... tarafından ödenmediği, ödenen bedeli talep hakkının bulunmadığı, aktif dava ehliyetinin olmadığı, davalı bankayla ilgili olarak hata ve hile ile kredi çektirildiği iddiasının kanıtlanmadığı, davacı ...’nin vekaletsiz iş görme kurallarına göre talepte bulunabileceği gerekçesiyle 58.987.95 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile ...’a verilmesine, diğer davalı hakkındaki davanın reddine ve davacı ...’un davasının aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1451, K. 2012/9717, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama