KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14552 E., 2012/21589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/15-2010/1023 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ve davalı Banka arasında yapılan sözleşme ile kurum çalışanlarının maaşlarının davalı Banka'dan almalarının kararlaştırıldığını, müvekkilinin maaşının yatırılması amacıyla davalı Banka'da vadesiz mevduat hesabı açtırmak istediğinde kredili hesap açtırılmasının zorunlu tutulduğunu, bunun kabul edilmemesi üzerine vadesiz hesap açılmadığını, onyedi ay boyunca maaşını alamayan müvekkilinin maddi zorluklar çektiğini, parasını başka yatırım araçlarında değerlendiremediğini, kurumla yaptığı sözleşme gereğince müvekkiline vadesiz mevduat hesabı açmak zorunda davalının,
haksız uygulamasıyla davacının kişilik haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik 500 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazmınatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, tüm bireysel müşterilerin bankacılık hizmetlerinden faydalanabilmesi için, asgari şartları Bankalar Birliği tarafından belirlenen müvekkili bankanın Bireysel Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesini imzalamaları gerektiğini, bankacılık mevzuatı gereğince bu yapılmadan müşteri adına hesap açılmasının mümkün bulunmadığını, davacı sözleşmeyi imzalamadığından hesap açılamadığını, bununla birlikte davacının şubeye müracaatla kimliğini ibraz etmek suretiyle maaşını almasına engel bir hal bulunmadığını, bu hususun davacı trafından bilindiğini, buna rağmen davacının maaşını almak için müracaat etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka tarafından istenen çerçeve sözleşmeyi imzalamama, buna karşın bankanın da davacının farklı bir bireysel hesap açma isteğini reddetme hakları bulunduğunu, hesap açılmamış olsa da davacının kimliğini ibrazla maaşını çekebileceği, bankanın davacının parasını çekmesini engellemeye yönelik herhangi bir tutum ve davaranışının bulunmadığı, tazminat talebini haklı kılacak somut delillerin de sunulmadığı gerekçesiyle, davann reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kimliğini ibrazla maaşını alma imkanı bulunan davalının bu hakkını kullanmayıp, gecikmeden kaynaklanan zarara kendi eylemi ile sebebiyet vermiş olmasına ve bu durumun 818 sayılı BK'nun 44. maddesi gereğince tazminatı gerektirmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14552, K. 2012/21589, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama