KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14558 E., 2012/20966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bitlis Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2011 tarih ve 2007/162-2011/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından bilgisi dışında para çekildiğini ve paraların çekilmesine ilişkin tediye makbuzlarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek 3.650 TL alacağın paranın banka hesabından çekildiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilini ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dosya kapsamında bulunan 12/10/1999 tarihli 250 TL, 18/10/1999 tarihli 2.000 TL, 23/03/2000 tarihli 1.050 TL bedelli dekontlardaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, bu itibarla davacının hesabından 12/10/1999, 18/10/1999 ve 23/03/2000 tarihlerinde toplam 3.300 TL'nın imzası olmadan alındığı, ibranamedeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği ancak bu ibranamenin de geçerli bir ibraname olmadığı gerekçesiyle, 3.300 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
ayrıca bu alacağın 250 TL'sine 12/10/1999 tarihinden, 2.000 TL'sine 18/10/1999 tarihinden, 1.050 TL'sine 23/03/2000 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin 22/06/2011 tarihinde trafik kazası geçirdiği ve 8 gün bu nedenle hastanede tedavi görüp, bilahare 75 gün de raporlu bulunduğu ve davacının başka vekilinin de olmadığının anlaşılmış bulunmasına göre, HMK'nun 95 vd. maddeleri uyarınca davacı vekilinin temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz talebinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının BK'nun 31. maddesi gereğince ibra ile bağlı olmadığını ve kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı İş Bankası'nın müdahil sıfatıyla katıldığı ceza yargılaması sırasında beyan etmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, 01/05/2005 tarihinden sonra reeskont oranının yasal ile avans faizi arasında bir orana tekabül etmesi ve davacının da dava dilekçesinde reeskont faizi talep etmiş olmasına göre, mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14558, K. 2012/20966, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama