KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14638 E., 2012/21242 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2011 tarih ve 2009/660-2011/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'nun mirasçıları olduğunu, murislerinin halk arasında ... olarak bilindiğini, ... ile ...'nun aynı kişi olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile belirlendiğini, murisin davalı bankanın beheri 1.000 TL olan iki adet kurucu hisse senedinin sahibi olduğunu ve davalı bankanın 01.01.1948 tarihli kurucular listesinde de yer aldığını bu tarihten beri kurucular listesinde yer alan muris ...in bu iki adet hisse senedinin muris ... oğlu ...'e ait olduğunun tespitini ve bu hisse senetlerinin gelirlerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın kurucuları arasında görülen ...in 05.12.1963 tarihinde davaya konu hisselerini devrettiğini, bu devrin 5.12.1963 tarihli yönetim kurulu karar defterine işlendiğini, 1947 yılında, müvekkili bankanın kuruluş ana sözleşmesinin 9.maddesinde, kuruluş tarihinde 10.000 TL den daha fazla paya sahip olanlara kuruluş senedi verileceğinin kararlaştırıldığını, davacıların murisinin ise bu madde kapsamında kurucu hissedar dahi olmadığını, hisselerininde kurucu hisse niteliğinde olmadığını,
kaldı ki 23.6.2005 tarihinde yapılan kurucu ve intifa senet sahipleri kurulu toplantısında Akbank TAŞ kurucu hisse ve intifa senetlerinin Akbank TAŞ'ne devredilmesine %99 çoğunlukla karar verildiği ve bu kurucu ve intifa senetlerinin tamamının hak sahipleri tarafından teslim edildiği ve bu nedenle de davacıların fiziken böyle bir senede sahip olmalarının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamından, davacıların murisi olan ...'in maliki olduğu nama yazılı iki adet hisse senedinin kuruluş mukavelesinde aksine hüküm olmadığından 47 sene önce 1963 yılında davalı Banka'nın kurucusu ...'ya devredildiği, TTK'nun 417.maddesi gereğince devrin yasanın aradığı anlamda usulüne uygun olarak yapıldığı, ciro ve teslim ile senedin devredildiği ve bu devrin pay defterine yazıldığı bu hali ile artık ferağ beyannamesi yazısının aranmasına ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14638, K. 2012/21242, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama