KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14663 E., 2012/20531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2009 tarih ve 2007/370-2009/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 03-35-44 sınıfta yer alan ürünler yönünden 2005/53451sayılı başvuru numarasıyla “Mezoform” ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ne yaptığı başvuruya, bültende yapılan yayını müteakip, müvekkilinin 135667, 11808, 2000/24089 ve 2000/25298 sayılı ve “form”, “eti form”, “eti form şekersiz kepekli çubuk kraker” ibarelerini taşıyan tescilli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın YİDK'nun 2007-M-4882 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa “form” ibareli markanın ilk defa müvekkilince tescil olunduğunu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkiline ait markalardaki mal ve hizmetlerle ilişkili olduğunu,
markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markanın tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin amacının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak olduğunu, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescil olunmuş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Mezoform Kozmetik Medikal ve Tıp Hizmetleri Ltd Şti, davacı tarafından benzerlik iddiası ileri sürülen “form” ibaresinin kendi markalarıyla farklı mal ve hizmetleri kapsadığını, “Mezoform” ibaresinin mezoterapi kelimesinin kısaltması olduğunu ve markada vurgulananın, “form” kelimesi değil tedavi yöntemi olan mezoterapinin “mezo” kelimesi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “Form” ibareli davacı markaları ile davalı başvurusuna konu “Mezoform +şekil” ibareli markanın bütüncüllük ilkesi bakımından aralarında benzerlik bulunmadığı, ayrıca tescil kapsamındaki ürünlerin de tamamen birbirlerinden farklı olduğu, bu nedenle davacı markalarının KHK 8/1 (b) m. anlamında karıştırılma tehlikesine maruz kalmadığı, davacının “form” ibareli markalarının tanınmış marka statüsüne alınması yönünde TPE’ne yaptığı başvurunun YİDK kararının alındığı tarih itibariyle henüz neticelenmediği,
davacı markalarının tanınmış marka olduğu varsayılsa bile başvuru konusu markanın tescilinin davalının markalarından haksız yarar sağlamayacağı, itibarına zarar vermeyeceği ve ayırt edici karakterlerini zedelemeyeceği, semantik açıdan çok genel bir anlamı olan ve ticarette herkesin kullanımına açık bir ibarenin kullanımının belirli bir kişinin tekeline verilmesinin ayrıca KHK 12.maddesi ile de bağdaşmadığı ve davacı tarafın başvuruya yaptığı itirazın reddine ilişkin 2007-M-4882 sayılı YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14663, K. 2012/20531, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama