KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14850 E., 2013/15621 K.·Asıl Davada Davacı Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/335 ESAS
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2005/560-2011/338 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalılar ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/09/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 11/03/1998 tarihli kararı doğrultusunda müvekkilinin hissedarı olduğu bir kısım anonim şirket hisselerinin özelleştirildiğini, bu kapsamda davalılardan ...
Denizciler A.Ş.’nin müvekkilinin diğer davalı nezdinde bulunan hisselerini satın aldığını ve devrin yapıldığını, yapılan sözleşme uyarınca 2004 yılı karının müvekkiline ait olacağının bildirildiğini, buna karşın davalı şirketin 29/03/2005 tarihli genel kurul toplantısında temettü tutarlarının enflasyon muhasebesine göre düzeltilerek geçmiş yıl zararlarına mahsubuna karar verildiğini,
bu şekilde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ancak taraflar arasındaki sözleşmede 2004 yılı karının açıkça müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek 2.770.810,25 TL’nin 30/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, anonim şirketlerde genel kurul kararları aleyhine açılacak davaların genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde açılmasının gerektiğini davanın bu haliyle zaman aşımına uğradığını, ortada iddia edildiği şekilde bir karın bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, birleşen, davacı ... A.Ş. adına açılan davada, müvekkili şirketin %58.59 oranındaki hisselerinin asıl .../...
dava davalısı ... Denizciler A.Ş. ile düzenlenen sözleşme gereğince bu şirketin devraldığını, davalı idare tarafından açılan dava üzerine sorunun halli için aceleyle 2.770.960,76 TL’nin mahsuben kaydı ile davalı idareye ödendiğini ileri sürerek, bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı kuruma ait şirket hisselerini devralan ...
Denizciler A.Ş.’nin 2004 yılı karını davacı idare hesabına yatırması hususunun düzenlendiği, idarenin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcıdan sözleşmeye dayanarak talepte bulunabileceği, bu sebeple genel kurul kararların iptaline ilişkin üç aylık dava açma süresinin geçtiği iddiasının yerinde olmadığı, yargılama sırasında davada talep edilen miktarın davacı idareye ödendiği,
dolayısıyla asıl davada bu miktar yönünden davanın konusunun kalmadığı ancak yapılan sözleşme çerçevesinde ödemenin 30/06/2005 tarihinde yapılması gerektiğinden bu tarihle ödeme tarihi arasındaki avans faizinin belirlendiği gerekçesiyle asıl davada asıl alacak yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 670.167,16 TL işlemiş faiz alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar - birleşen davadan davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı ... Denizciler A.Ş. arasında yapılan anonim şirket hisse devir sözleşmesi kapsamında 2004 yılı karının davacıya ait olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... Denizciler A.Ş. ile yapılmış olan sözleşme ile diğer davalı ... A.Ş. bünyesindeki müvekkiline ait hisselerin ... A.Ş.’ne devri konusunda anlaşıldığını, bu kapsamda devir tarihi göz önüne alınarak 2004 yılı karının müvekkiline ait olduğunun belirlendiğini, buna karşın diğer davalı ... A.Ş. genel kurulunda alınan karar doğrultusunda elde edilen karın enflasyon muhasebesi metodu ile zarara mahsup edilerek, müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl alacak yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve ödeme tarihi ile muacceliyet tarihi arasındaki dönemde işlemiş olan faize hükmedilmiş, birleşen dava ise reddedilmiştir.
Davalılardan Ataköy Turizm Tesisleri A.Ş. tarafından açılan birleşen davada söz konusu bedelin Başbakanlık ... hesabına ihtirazı kayıtla yatırıldığı bildirilerek ilgili meblağın tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle her iki davalı aynı vekil tarafından temsil edilmekte olup, esasen davalılardan ...
Denizciler A.Ş.’nin diğer davalı şirketin hisselerinin yaklaşık %99 oranında sahibi olduğu anlaşılsa da her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu açıktır. Nitekim dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlık itibariyle davacı kamu kurumuna olan borcun varlığı yönünden davalılar arasında menfaat çekişmesinin olduğu görülmektedir, bu husus davalılar vekili tarafından verilen temyiz dilekçesine de yansımış, dilekçede davalılardan ...
A.Ş. hakkında husumet itirazına değinilmiş ve bu davalının sorumlu olmadığı bildirilmiştir. Avukatlık Kanununun 38/b maddesi kapsamında aynı işte menfaati zıt taraflara avukatlık yapılması halinde teklifin reddinin gerektiği düzenlenmiş olup, bu kapsamda davalılar arasında menfaat çekişmesinin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda her iki davalının aynı avukat tarafından temsil edilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar, birleşen davada davacı vekili tarafından ileri sürülen diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14850, K. 2013/15621, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama