KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14902 E., 2012/21377 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2011 tarih ve 2009/721-2011/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı Banka arasında taksitli ihtiyaç kredisi sözleşmesi imzalandığını, söz konusu kredinin 30 taksitinin müvekkili tarafından eksiksiz ve düzenli olarak ödendiğini, 2009 yılı Haziran ayında müvekkilinin tüm kredi borcunu ödemek için davalı Banka'ya başvurduğunu, davalı Banka'ya 32.333,99 TL ödediğini, ancak davalı Banka'nın kredinin erken kapatılması nedeniyle haksız olarak %2 oranında ücret almış olduğunu, kredi açıldığında alınan 1.500,00 TL sigorta priminin yarsının erken ödeme nedeniyle boşa çıktığını ileri sürerek, 2.500,00 TL haksız ödeme ile 750,00 TL sigorta prim alacakları toplamı 3.250,00 TL’nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullandırılan kredinin ticari işletme ipotek kredisi olduğunu, yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının sigorta prim bedeli ile ilgili davasının talebi doğrultusunda atiye bırakılmasına, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan ve 4077 sayılı yasanın 10/B maddesindeki erken ödeme nedeniyle %2 kesintiye ilişkin hükmün uygulanması mümkün olmadığı gerekçesiyle, erken ödemeye ilişkin alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.919,95 TL’nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka'ya erken ödenen kredi borcu nedeniyle doğan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı taraf savunmasında taraflar arasındaki kredinin ticari kredi olduğunu, kredi genel sözleşmesinin 36/6. maddesinde “Banka müşterinin talebi halinde banka kredi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebilir.
Banka borcun tamamının ödeneceği tarihteki anapara borcu ile o tarihe kadar işlemiş faizini, KKDF, BSMV vb. toplamını, ayrıca ödeme tarihinde anaparanın %10’u oranında cezai faizi hesaplayarak kabul eder” hükmünün kararlaştırıldığını ve bu nedenle erken ödeme halinde, cezai faiz istenebileceğini savunmuştur.
Bu durumda, taraflar arasındaki kredi genel sözleşmesinin aslı getirtilerek taraflar arasındaki kredi ilişkisinin niteliğinin belirlenmesi ve kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri gözetilerek erken ödeme halinde kesinti yapılıp yapılamayacağının değerlendirilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari kredi olduğunun bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14902, K. 2012/21377, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama