KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1513 E., 2011/4786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2009 gün ve 2008/229-2009/51 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.11.2010 gün ve 2009/4736-2010/11709 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 18.2.2007 tarihli genel kurulda kooperatif ortaklarının evlerini kendi olanaklarıyla ve kooperatife ait arsa üzerinde hisselerine düşen kısımda ve temel alanı 50 metrekareyi geçmeyecek şekilde yapmalarının karar altına alındığını, müvekkilinin kendi hissesine tekabül eden 934 metrekarelik yerde 45.000,00 TL harcama ile yaptığı evin inşaat alanının fenni nedenlerle genel kurulca belirlenen 50 metrekarelik sınırı biraz geçtiğini,
davalı kooperatifin imar uygulamalarını da nazara almak suretiyle inşaat alanını yeniden belirleyerek müvekkilinin mağdur olmasını önlemek yerine 22.3.2008 tarihli genel kurulda 30.000,00 TL para cezasını ödememesi halinde evin yıktırılmasına dair karar alındığını, davalı kooperatifin ödentiler dışında para cezası tahsil etmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, alınan kararın iyiniyete aykırı olduğu gibi para cezasının belirlenmesinde hangi kriterlerin esas alındığının belirgin olmadığını, yapılan evin diğer ortakların alanına tecavüz etmediğini ileri sürerek,
22.3.2008 tarihli genel kurulda alınan 10 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi ortaklar arasında eşitliğin sağlanmasına yönelik olduğunu, kararın bir bölümüne davacının dahi olumlu oy kullandığını, muhalefet şerhi koymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya tahsis edilen alan üzerine inşa edilen evin taban alanının 18.2.2007 tarihli genel kurulda alınan karara aykırı biçimde 50 metrekareyi aştığı hususunun taraflar arasında çekişmeli olmadığı, dava süresinde olmakla birlikte alınan karar ile ilgili olarak davacının muhalefet şerhine rastlanmadığı gibi kararın bir bölümünün oybirliğiyle alınmış olması nedeniyle davanın dinlenebilir bulunmadığı; aksi kabul edilse dahi 18.2.2007 tarihli genel kurulda alınan kararın tüm ortaklar için bağlayıcı nitelikte olup yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı nitelikte olmadığı,
öte yandan cezadan indirim istenmesinin yasal olarak olanaklı olmayıp karar altına alınan para cezasının fahiş de kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1513, K. 2011/4786, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama