KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15205 E., 2013/12944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.09.2011 tarih ve 2011/144-2011/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin oyun kağıtları alanında tanınmış ve bilinen TPE nezdinde tescilli markalar sahibi olduğunu, davacının müvekkili şirket adına tescilli oyun kağıtları üzerinde çok küçük değişiklikler yaparak ve “Angora” ibaresini “Ankura” şeklinde değiştirerek kullandığını, davalı şirketin haksız kazanç peşinde olduğunu, markanın şöhretinden yararlanmak istediğini, ayrıca davalı şirket ortağı...'ın daha önce müvekkili şirketin satış temsilcisi olduğunu ve müvekkili şirketin oyun kağıtlarındaki ününü çok iyi bildiğini ileri sürerek,
davalının mevcut marka kullanımının haksız olduğunun tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men'i ile 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı markasıyla iltibas yaratacak şekilde imal edilip satılan oyun kağıtlarının imal ve satışının önlenmesine, markanın kullanıldığı katalog, broşür, her türlü tanıtım vasıtasının toplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markalara konu işaretlerin farklı olduğunu, markaların tacirlerce ayırt edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli markalar ile davalının kullandığı oyun kağıtlarındaki işaretlerin ve davalı markasının benzediği, davalının kullanımının davacının tescilli markalarından doğan hakkının ihlali anlamına geldiği, bu durumun aynı zamanda TTK'nın 57/5 md uyarınca da iltibas niteliğinde olması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, davalının bu kullanımı meşru gösterecek hiçbir makul sebebinin bulunmadığı, tarafların ticari potansiyellerinin büyüklüğü, davalı işyerinde ele geçirilen ihlal konusu malların çokluğu (24.000 adet) dikkate alınarak BK 49 m. uyarınca davacı tarafın 5.000,00 TL manevi tazminatın makul olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15205, K. 2013/12944, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama