KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15286 E., 2012/1657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2009 gün ve 2007/403 - 2009/420 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.07.2011 gün ve 2009/14180 - 2011/8323 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı ... Tekstil A.Ş. ve ... İplik A.Ş.’ye genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, ... İplik Dokuma A.Ş., ...
Holding A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ...’ın kredi sözleşmelerine müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, kullanılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle borçlular hakkında icra takiplerinin başlatıldığını, ... grup firmaları ile 4703 sayılı Kanun gereğince imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi hükümlerine de uyulmadığını, icra takiplerinin sonuçsuz kalacağının anlaşıldığını, davalı Realite Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.’nin hissedarları ile kredi borçlusu şirket hissedarları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, davalı şirketin borçlu şirkete ait taşınmazda faaliyet gösterdiğini, kredi borçlularının davalı şirket üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüklerini ve alacaklılarından bu şekilde mal kaçırdıklarını, doğum tarihleri ve ülkemizin ekonomik koşulları dikkate alındığında davalı gerçek kişilerin sürdürülen ticari faaliyet için gerekli sermayeyi kazanmalarının mümkün olmadığını, davalıların müvekkili bankadan kullanılan ve geri ödenmeyen kredilerden istifade ederek davalı ... kurduklarını,
tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin Türk yargı uygulamasında benimsendiğini ve somut olayda bu ilke gereğince davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 500.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Realite Tekstil San. ve Tic. Ltd.Şti., ... ve ... vekili, davacı Bankanın kredi borçlularının tüm menkul ve gayrimenkul mallarının alacaklı bankalar tarafından haczedildiğini ve ipotek altına alındığını, üzerinde bu kadar takyidat bulunan bir malın muvazaalı olarak başkasına devrinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kredi borçlusuna ait taşınmazı kiraladığını, kredi borçluları ile müvekkili arasında mal kaçırmak için hiçbir hukuki, fiili veya organik bağ oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı banka tarafından dava dışı şirketler hakkında kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takiplerinin bir kısmının devam ettiği, bu borçlular tarafından kullanılan kredinin bir kısmının davalı şirket hissedarlarına verilerek bu şirkete sermaye olarak konulduğunun ispat edilemediği, ayrıca davalı şirketin kredi borçlularına karşı icra takibine başlanmasından çok sonra sicile kaydedilerek faaliyete geçtiği, davalı şirketin dava dışı borçlu şirkete ait olan ve davacı bankaya ipotekli taşınmazda kiracı olmasının tek başına sorumluluğunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 05.07.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı şirketin tescilli ticaret unvanının “Realite Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olmasına rağmen karar başlıklarında “Realite Tekstil San.ve Tic.A.Ş.” olarak gösterilmesi esasa ve sonuca etkili olmayan ve mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15286, K. 2012/1657, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama