KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15292 E., 2012/21133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2011 tarih ve 2009/495-2011/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili olan kurumdan almış olduğu TSE belgesi iptal edilmiş olmasına rağmen, "YANAZ MANTAR" mamülleri üzerine TSE amblemi basarak piyasaya sürdüğünü, bu şekilde tüketiciyi aldattığını, mahkemenin 2009/54 D.İş sayılı delil tespiti ile davalının TSE belgesi almadan mal ürettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek TSE Ürün Belgelendirme Yönergesinin "TSE Marka/Markalarının Sözleşme Aktedilmeksizin Kullanılması" başlıklı 10.5. maddesi uyarınca marka kullanım tavan ücreti olan 3500TL + KDV ile birlikte 4.130 TL'nın iki katı olan 8.260 TL maddi, bu bedelin 5 katı olan 41.300 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin TSE belgesi iptal edildikten sonra ürünlerine TSE amblemi vurmadığını, söz konusu ürünlerin TSE belgesi iptal edilmeden önceki döneme ait olduğunu, eski etiketlerin işçiler tarafından sehven tek tük bazı ürünlere vurulmuş olabileceğini, Dörtyol'da başka mantar üreten kimse bulunmadığını, dolayısıyla haksız rekabet oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketinin geçerli TSE belgesine sahip olmadığı halde ürettiği mantar ürünlerinin paketlerine TSE damgası vurarak TSE markasının haklarına tecavüzde bulunduğu, hukuka aykırı bu marka kullanımı nedeniyle davacı kurumun maddi manevi haklarının zarara uğradığı, bu nedenle davalının ekonomik sosyal durumu, olayın mahiyet ve boyutu nazara alınarak davacı kurum lehine 7.000,00 TL maddi ve münasip bir miktar olarak takdir edilen 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL maddi tazminat ve 4.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, markaya tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup davaya 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Davadan önce, 556 sayılı KHK’nin, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu durumda, davadan önce yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, Dörtyol'un bağlı olduğu adli yargı adalet komisyonunun merkezi olan İskenderun'da kurulu bulunan asliye hukuk mahkemesinin sayısına göre, görevli mahkemenin belirlenerek, buna göre görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15292, K. 2012/21133, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama