KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15543 E., 2013/15556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2011 tarih ve 2009/184-2011/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Burger King”, “Sbarro” ve “Popeyes” markalarının Türkiye'de münhasır lisans hakkı sahibi olduğunu, davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı ...'nın 17.06.2008 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak müvekkilinin lisans verme hakkına sahip olduğu anılan markalar için franchise sözleşmesi yapmak istediğini belirterek ön başvuru formu imzaladığını ve bu anlaşmaya uygun olarak müvekkiline toplam 180.512,50 TL ödemede bulunduğunu, müvekkili tarafından davalının talebine uygun olarak 26.08.2008 tarihinde ...
Alışveriş Merkezi'nde üç markanın kullanımına tahsis olunmak üzere ayrı ayrı 3 adet işyeri kira sözleşmesi imzalandığını, ancak daha sonra davalının ekonomideki olumsuz koşulları ileri sürerek sadece Burger King için franchise almayı düşündüğünü bildirdiğini, bu teklifin ise müvekkili tarafından kabil edilmediğini, müvekkili şirket ile davalılar arasında varılan mutabakat ve taraflar arasında anlaşmanın yapılacağı yönünde oluşan güvene karşın sözleşmenin davalıların vazgeçmesi üzerine kurulamaması nedeniyle müvekkili şirketin maddi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalılar ile yapılacak sözleşmeye güveni ve davalıların sözleşmeden dönmesi nedeniyle uğradığı menfi zarar karşılığı şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmayıp, görüşme aşamasında kaldığını ve davacının sözleşmenin yerine getirilmemiş olmasından dolayı uğradığı bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme yapılmadan aralarındaki ilişkinin sona erdiği, zarara uğradığını iddia eden davacı şirketin buna dair herhangi bir belge ve delili dosyaya sunamadığı, kira sözleşmelerinden dolayı da herhangi bir cezai şart ödediğini kanıtlayamadığı, sözleşme kurulacağı ümidiyle almış olduğu malzeme ve teçhizatın da kendi işletmesinde kullanılması nedeniyle atıl bir masraf olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15543, K. 2013/15556, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama