KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15764 E., 2012/21073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/09/2011 tarih ve 2010/213-2011/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından olan ...’nin 09.01.1978 yılında “Oto Göral-...” unvanı ile bir işletme kurduğunu, ...’nin 11.04.1991 tarihinde kurduğu Oto Göral Motorlu Araçlar Tic.ve San. Ltd. Şti.’nin 14.01.1999 tarihinde feshedilerek 26.11.1999 tarihinde davacı Gör-Al Motorlu Araçlar Satış Servisi Yedek Parça Tic.
A.Ş.’ni kurduğu, ayrıca “Göral” hizmet ve ticaret markasının da 28.01.2000 tarihinden itibaren müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, “Göral” ticaret unvanını kullanan davalı şirketin müvekkilinin 1978 yılından itibaren ticari hayatta edinmiş olduğu itibardan yararlandığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanından “Göral” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ticaret unvanına ve markasına vaki haksız tecavüzün önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, müvekkili şirketin 08.09.1992 tarihinde, davacı (karşı davalı) şirketin ise 26.11.1999 tarihinde kurulduğunu, aynı sektörde yer almalarına rağmen müvekkillinin davacının faaliyetinden ve varlığından haberi olmadığını, davacı şirketin ortağı olan ...’nin hissedarı olduğu şirketlerin birbirine devir olmadığını, aralıklarla yeniden kurulup tasfiye edildiğini, müvekkili şirketin kesintisiz olarak faaliyetini sürdürdüğünü, tecavüz olunduğu iddia edilen markanın da müvekkili şirketin tescil tarihinden 8 yıl sonra olup, davacının iyiniyetli olmadığını,
ayrıca davacı (karşı davalı) şirketin markasını tescil tarihinden itibaren 6,5 yıldır kullanmadığını belirterek, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava ile de davacı (karşı davalı) adına kayıtlı 2000/1289 numaralı markanın 556 sayılı KHK’nin 14, 42/c maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.05.2010 tarih, 2008/9707 E. 2010/5010 K. sayılı ilamı ile karşı dava yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı-karşı davalı adına tescilli bulunan 2000/01289 numaralı markanın tescilli bulunduğu 12.01 ve 37.06 alt grupta yer alan mal ve hizmetler bakımından 5 yıllık süre ile mütemadi ve ciddi surette kullanılmaması sebebiyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, asıl dava ile ilgili karar onandığından ve tashih-i karar aşamasından geçtiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15764, K. 2012/21073, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama