KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1779 E., 2011/5675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 gün ve 2003/755-2008/757 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.10.2010 gün ve 2009/4699-2010/10804 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin 1289 doğumlu Hüseyin Mete'nin (Metozade) mirasçıları olduğunu, murisin gerçek soyadının “Metozade” olmasına rağmen nüfus kayıtlarına sehven “Mete” olarak yazıldığını, murisin davalı bankanın 5 adet kurucu hissesinin sahibi olduğunu, payların müvekkilleri adına tescili için yaptıkları başvurunun davalıca reddedildiğin ileri sürerek, murise ait hisselerin müvekkillerine aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın kuruluş aşmasında sermayesinin paylara bölünerek oluşturulan pay senetlerinin halka arz edildiğini, nama yazılı senede dayalı hakkın ancak pay senedinin ibrazı ile talep edilebileceğini, davacıların murislerine ait olduğunu iddia ettikleri paylara ilişkin senetleri ibraz edemediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece TTK'nun 557 ve 417. maddelere göre kıymetli evraktaki hakkın senetten ayrı olarak devredilemeyeceği, nama yazılı senette hak sahipliği için pay senedi ile veraset belgesinin ibrazının zorunlu olduğu, dava konusu payların “Matozade Hüseyin Efendi” adlı Mecidiye mahallesi Adapazarı’nda ikamet eden kişiye ait olduğu, davacıların murisinin isminin ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin pay sahibinden farklı olduğu, davacıların bu iki kişinin aynı kişi olduğunu kanıtlayamadıkları, pay senetlerinin iptali için dava açmadıkları gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2010 tarihli kararı ile davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1779, K. 2011/5675, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama