KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1797 E., 2012/8817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2010 tarih ve 2005/57-2010/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’ın malik, ...’ın sürücüsü olduğu minibüste yolcu olarak bulunduğu sırada davalı ... ...’un malik, ....’ın sürücüsü olduğu araçla çarpışması sonucu 30 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, büyük acı ve üzüntü duyduğunu ileri sürerek, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline ait aracın kaza tarihinden önce noter sözleşmesi ile ...'a satıldığını savunarak, husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kazaya karışan minibüsün maliki olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın mali durumu ve kusur durumu göz önüne alınarak 1.000,00 TL’den, ...'un işleteni olduğu araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak ve ...'ın olay tarihindeki mali ve sosyal durumu, gelirinin davalı ...'a oranla daha iyi oluşu göz önüne alınarak 3.000,00 TL manevi tazminattan sorumlu tutulmaları kanaati ile toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davalı ...'ın dava tarihi itibarıyla kayıt maliki olarak gözüktüğü,
bu nedenle davacının bu davalıya husumet yöneltmekte kötü niyetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden verilen red kararı nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... ... hakkındaki davanın HUMK’nun 409 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile ve davalı ...'ın 1.000,00 TL’den, davalılar ... ve ...'un 3.000,00 TL’den diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olmak şartı ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı tarafça kazaya karışan aracın kayıt maliki ... hakkında dava açıldıktan sonra, yargılama sırasında söz konusu aracın kazadan önce noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile ...’a satıldığının öğrenilmesi üzerine ... hakkında da dava açılıp işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Davacı tarafça hem davalı ... hakkındaki dava, hem de davalı ... ... hakkındaki dava takip edilmiştir. Yargılama sonunda davalı ... hakkındaki dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğine göre davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken davacının bu davalıya husumet yöneltmekte kötüniyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞIOYYAZISI
Yargılama gideri olan vekalet ücretinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin ana kuralın (HMUK m.417/1) bazı istisnalar vardır. Kanun "Kanunen musarrah olan hallerden maadasında" deyimi ile bu istisnalar kasdetmiştir. Bu istisnalardan biride bir kişi dava sıfatı olmadığı halde davacıyı davalı sıfatı kendisine ait imiş gibi yanıltır, davacı, bu kişiye karşı dava açar ve dava sıfat (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan dolayı reddedilirse, davalıya yargılama gideri ödemeye mahküm edilemeyeceğidir. (Kuru Baki, Hukuk Muhkameleri Usulü, 6. Baskı 2001, S. 5336 vd., 5392 vd).
Somut olaya gelindiğinde, davalı ... karardan önce 12.08.2004 tarihinde aracını mülkiyetini ...'a noter satışıyla devretmiştir. Ancak ... satışa konu olan aracı davadan sonra Mayıs 2005 tarihinde adına Trafik Müdürlüğünde tescil ettirmiştir. Kısaca davalı ... dava tarihi itibariyle trafik kaydına göre aracın maliki görünümündedir. Bu durumda, davacıyı davalı sıfatı kendisine ait imiş gibi yanıltan, davacıya, kendisine karşı dava açılmasına sebep olan davalı ...'a davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi halinde davacının avukatlık ücretine mahkum edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkeme kararının oranması görüşünde olduğum için çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1797, K. 2012/8817, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama