KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/191 E., 2012/7203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2008/179-2010/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılından beri iplik üretimi, halı üretim ve satışı ile iştigal edip, 1996 yılında "Mutlu Halı" markasını tescil ettirdiğini, halı satışı yapan davalının "mzk Küçükmutlu" ibareli tescil başvurusuna yaptıkları itirazın reddedildiğini, ancak davalı markasının müvekkiline ait markanın ününden haksız yararlanacağını ve benzerlik nedeniyle karışıklığa sebep olacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “mzk Küçükmutlu” markasındaki “küçükmutlu” ibaresinin şirket ortaklarının soyismi olduğunu, uzun yıllardır halı ticareti yaptıklarını, “mzk” ibaresinin ayırt edici olduğunu, davacı markasına benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “MUTLU” esas unsurlu 35,19, 22, 23. ile 27. sınıflarda tescilli markaları bulunduğu, davalının 24/08/2006 tarihli 2006/41159 sayılı 27, 29, ve 35. sınıflarda "mzk Küçükmutlu+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, taraf markalarındaki 27. ve 35. sınıftaki emtiaların aynı/aynı tür malları kapsadığı, ancak davalı başvurusunun esaslı unsurunun “mzk” işareti olduğu, "Küçükmutlu" ibaresinin davalı şirket ortaklarının soyismi olup, küçük punto ile yazıldığı,
kişi öz ad ve soyadlarının marka olarak tescilinin mümkün olduğu, markalar bir bütün olarak incelendiğinde davalı markasının davacı markalarına aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, markaların birbirini veya aynı işletmeyi çağrıştırması ve halk arasında ortalama tüketicide karıştırma tehlikesi yaratmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/191, K. 2012/7203, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama