KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/195 E., 2012/7393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2009/1-2010/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin BAĞLICA ARASTA ibaresinin 35/1-8. sınıf hizmetlerde marka olarak tescili başvurusunun, davalı şirketin 35. sınıf hizmetlerde tescilli ARASTA markasına istinaden yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, yeniden inceleme talebinin de TPE YİDK’nun 2008/M-5555 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markaların iltibasa sebep olacak kadar benzer olmadığını, davalı markasındaki ARASTA ibaresinin câmi külliyelerine dahil olan ve câmilere gelir getirmesi amacıyla kurulan çarşılara verilen genel ad olup sektörde herkes tarafından kullanılabilecek anonim bir ibare olduğunu,
müvekkili markasındaki ayırıcı unsurun sadece Arasta ibaresi değil, "Bağlıca Arasta" biçimindeki bütün olduğunu ileri sürerek,TPE YİDK’nun 2008/M-5555 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiş, karşı dava yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının müvekkiline ait markaya iltibas oluşturduğunu, Arasta ibaresinin ticari hayatta çarşıyı ifade etmek üzere kullanılmadığını savunmuş, karşı davasında ise davacının inşa etmekte olduğu alışveriş merkezi için Bağlıca Arasta tanıtıcı işaretini kullanarak müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün durdurulmasını,önlenmesini ve ref’ini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, markaların ayırtedici unsurunun 35/1. sınıftaki hizmetler için tanımlayıcı veya tasviri bir işaret olmayan Arasta ibaresi olduğu, bu bağlamda markaların görsel, sescil, anlamsal ve genel intiba itibariyle benzer bulunduğu, kapsamlarında yer alan 35. sınıf hizmetlerin de aynı olup markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, bu bakımdan iptali istenen YİDK kararının hukuka uygun bulunduğu;
öte yandan davacının henüz faaliyete geçmemiş olan alışveriş merkezi için Bağlıca Arasta ibaresini tanıtım işareti olarak seçmesinin ve bununla ilgili olarak www.mavibaris.com alan adını taşıyan web sayfasında tanıtım ve ticarî etki yaratacak faaliyetlere girişmesinin davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı karşı Davalının, davalı-karşı davacının markasının sahip olduğu ayırt edicilik ve imajdan haksız yararlanma sağlayacağı gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının davalı-karşı davacının markasına yönelik müdahalesinin durdurulmasına ve tecavüzün önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı,davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/195, K. 2012/7393, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama