KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2094 E., 2012/11733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 tarih ve 2008/328-2010/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette paylarının bulunduğunu, davalı şirketin, şirket anasözleşmesinin amir hükümlerine aykırı olarak müvekkillerine 2003,2004 ve 2005 yıllarına ilişkin kâr paylarını ödemediğini ya da eksik ödediğini, müvekkillerine ödeme yapıldığını gösteren belgelerin davalı tarafça ibrazı halinde bu belgelerdeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını şimdiden beyan ettiklerini, gerek davalı şirketin genel kurullarına ilişkin tutanaklarda gerekse yönetim kurulu karar defterlerinde müvekkilleri adına atılmış sahte imzaların bulunduğunu,
bu konunun ceza soruşturmalarına konu olduğu gibi davalı şirketin genel kurullarının iptali için de açılmış davalar olduğunu ileri sürerek, her bir müvekkili için ayrı ayrı 7.000 TL'nın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacılara kâr paylarının makbuz karşılığında ödendiğini, yalnızca davacıya 622,85 TL borcun bulunduğunu, bu borcun da işbu davanın açılması üzerine adı geçen davacıya ödendiğini, davacıların dava konusu kâr payı ödemelerini kapsayan dönemlerde yönetim kurulu üyeliği yaptıklarını, dolayısıyla şirket uygulamalarından sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davada ise davacı Rümeysa'nın kâr payına mahsuben çektiği avanslardan dolayı şirkete borçlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL'nın avans faiziyle birlikte davacı Rümeysa'dan tahsilini istemiş, 16.08.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 9.518,10 TL'ye yükseltmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2005 yılı kârının dağıtılmasına ilişkin genel kurulun mahkeme kararıyla iptal edildiği, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin kârın dağıtılmasının ise 26.12.2008 tarihinde yapılan genel kurulda kararlaştırıldığı, ancak kâr payının ödenmesi için öngörülen vadenin dava tarihinden sonraki bir tarih olduğu, dolayısıyla 2005,2006 ve 2007 yıllarına ilişkin kâr payı alacağının bulunmadığı, önceki yıllara ilişkin olarak ise davacıların kâr payı alacağının bulunmadığı, aksine davacı Rümeysa'nın davalı şirkete borçlu bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, ödenmeyen kâr payının tahsili istemine ilişkin olup, davacılardan Naile Canan Demirdamar'ın dava tarihi itibariyle davalı şirketten 622 TL kar payı alacağının bulunduğunun, bu alacağın dava açıldıktan sonra davalı tarafça adı geçen davacıya ödendiğinin tespit edilmesi ve esasen bu hususun davalı şirketin de kabulünde bulunması karşısında, asıl davanın tamamen reddine karar verilmiş olması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de buna göre hesaplanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2094, K. 2012/11733, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama