KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2142 E., 2011/5531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 gün ve 2007/169 - 2008/74 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.10.2010 gün ve 2008/13869 - 2010/9916 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 35/8. sınıf hizmetleri içeren, “GÜNEŞ+şekil” ibareli marka tescil başvurusunun, 09.11.2001/23204 sayılı, GÜNEŞ ibareli, 35/8 ve 04.04.2002/ 7386 sayılı GÜNEŞ METAL+ŞEKİL ibareli yine 35/8 sınıf hizmetleri içeren markalar mesnet alınarak, 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi hükmü uyarınca reddedildiğini, “başvuru konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markanın iltibas yaratabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki müvekkilinin markasının uzun yıllardır kullanılmakla ayırt edicilik kazandığı” gerekçeleri ile müvekkilinin yaptığı itirazın da kabul edilmediğini ileri sürerek,
davalı TPE YİDK’nun 2006/M-1193 sayılı kararının iptaline, ayrıca son beş yıllık zaman zarfında ciddî ve temel işlevine uygun biçimde tescilli oldukları tüm ürün ve hizmetler için kullanılmamış olması sebebiyle 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/1-c maddesi hükümleri uyarınca diğer davalılara ait redde mesnet alınan markaların hükümsüzlükleri ile sicilden terkinine, hükmün ilânına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların anlamı, görselliği, ses uyumu ve telâffuzu itibariyle aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen hizmetlerin de aynı tür olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., tescilli markayı kullandığını belirterek,davanın reddini istemiştir. Davalı ..., yanıt vermemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin davanın devamı sırasında müvekkilinin ...’e ait 2001/23204 sayılı markayı 35. sınıfta yer alan saat tamiri hizmetleri için devir
aldığını ifade ederek, davalı hakkında açılan davayı atiye terk ettiklerini beyan ettiği, atiye terk isteminin davanın geri alınması mahiyetinde olması, davanın geri alınmasının ise ancak davalının muvafakati ile mümkün bulunması sebebiyle işbu davada hukuken hüküm ifade etmeyen “geri alınma” istemine göre karar ittihaz olunmadığı ve esastan yargılama sürdürülüp sonlandırıldığı, ayrıca davacının davalı ...’ e ait 2001/23204 sayılı markayı 35. sınıfta yer alan saat tamiri hizmetleri için devir almasının da iş bu davayı ve kurulacak hükmü etkilemediği,
zira davalının markasının tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğü istenildiği ve devir edilmeyen hizmetler yönünden davalı markasının hâlen hükmünü sürdürdüğü, redde mesnet alınan davalı ...’ e ait 09.11.2001/23204 sayılı GÜNEŞ ibareli markanın, diğerleri ile birlikte 35/8.sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini içerdiği,
bunun gibi davalı ...’ e ait 04.04.2002/7386 sayılı GÜNEŞ METAL+ŞEKİL ibareli markanın da yine 35/8 sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini içerdiği ve her ikisinin hâlen hükmünü sürdürdüğü, davacı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markanın görsel, anlamsal ve genel izlenim itibariyle benzer mahiyette bulundukları, zira her birinde ayırdediciliğin GÜNEŞ ibaresi ile sağlandığı, diğer unsurların ayırdediciliğe katkısının bu kelimelere göre geri planda bulunduğu, her birinde ayırdedicililiği temsil eden ibarelerin aynı bulunduğu,
davacı başvurusunun kapsamında bulunan 35/8. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ile redde mesnet alınan markanın kapsamındaki 35/8. sınıf hizmetlerin mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğde aynı sınıfın aynı alt grubunda bulunmaları nazara alındığında aynı tür olarak nitelendirilmelerinin zorunlu bulunduğu,
556 sayılı KHK’nin 7/ son maddesinin “bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise, (b), (c), (d) bentlerine göre tescili reddedilemez” hükmünde yer alan “(b) bendi” ibaresinin 26.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 22.06.2004 gün ve 5194 sayılı Yasanın 13. maddesiyle “(a) bendi” olarak değiştirildiği, bu değişiklikten sonra artık kullanımla ayırt edicilik kazanmış ve hatta tanınmış markaların dahi redde mesnet markayı terkin ettirmeden kendi markalarının tescilini sağlama olanağının kalmadığı,
davacı başvurusunun da anılan maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleştirildiği, dolayısıyla davacının redde mesnet markayı terkin ettirmeden veya anılan marka hükmünü yitirmeden kendi markasının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı,
hükümsüzlüğü istenilen davalı ...’e ait diğerleri ile birlikte 35/8.sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini içeren 09.11.2001/23204 sayılı, GÜNEŞ ibareli markanın başvurusunun Resmî Marka Bülteninde ilân olunduğu ve kesinleştiği, eksikliklerinin 24.10.2002 tarihinde giderildiği ve bunu takiben tescil olunduğu,
aynı biçimde davalı ...’e ait 35/8. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini içeren, 04.04.2002/7386 sayılı GÜNEŞ METAL+ŞEKİL ibareli markanın da başvurusunun Resmî Marka Bülteninde ilân olunduğu ve kesinleştiği, eksikliklerinin 04.08.2003 tarihinde giderildiği ve bunu takiben tescil olunduğu,
556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca tescil edilen bir markanın haklı bir nedene dayanmaksızın tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca kullanılmaması yahut kullanımına beş yıldan fazla bir süre ile ara verilmesi hâlinde iptaline karar verilmesi gerektiği, dava konusu 2001/23204 sayılı markanın işlemlerinin kesinleşmesini ve eksikliklerinin 24.10.2002 tarihinde giderilmesinin ardından marka siciline tescil olunduğu; aynı biçimde 2002/7386 sayılı markanın da işlemlerinin kesinleşmesini ve eksikliklerinin 04.08.2003 tarihinde giderilmesini müteakip marka siciline tescil olunduğu,
anılan tarihlere göre 5 yıllık sürenin sırasıyla 24.10.2007 ve 04.08.2008 tarihlerinde son bulduğu, işbu davanın ise 06.06 2007 tarihinde açıldığı, 06.06.2007 dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre zarfında davalı ... ve davalı ...’in adlarına tescilli markaları tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak anılan ürünlerin menşeini garanti edecek ve ciddî biçimde gerçekleşen bir kullanımının bulunmadığını söylemenin henüz mümkün olmadığı,
işbu davanın erken açıldığı sonucuna varılarak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2142, K. 2011/5531, 6 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama