KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2143 E., 2012/8494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/61-2010/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın en büyük meyve, sebze ve çiçek üreticisi olup, müvekkiline ait “Dole” ve “Dole Güneş şekli” markalarının 1930’lu yıllardan bu yana olmak üzere dünyanın 120 ülkesinde tescilli olduğunu, “Dole” markasını taşıyan gıda ürünlerinin Türkiye’de de 1993 yılından bu yana satışa sunulduğunu, dünyanın her yerine ulaşan ve yoğun olarak tüketilen “Dole” markalarının dünya çapında ve Türkiye’de tanınmış olduğunu, müvekkili adına TPE nezdinde tescili istenen “Dole + şekil” ibareli marka başvurusunun davalı adına tescilli markalar nedeniyle kısmen reddine karar verildiğini,
oysaki davalıya ait markalarda bulunan “Dole” ibaresinin müvekkiline ait markanın bire bir aynısı olduğu gibi markaların kapsadığı malların da aynı veya benzer veya sıkı sıkıya ilişkili olduğunu, müvekkilinin öncelikli kullanımından doğan hakkının sabit bulunduğunu, ayrıca anılan markanın müvekkili şirketin kurucusu olan şahsın soyadı olması nedeniyle bu ismin hak sahibinin veya mirasçılarının muvafakati olmaksızın başkası tarafından marka olarak kullanılamayacağını, aynı ibarenin müvekkilinin ticari unvanının kılavuz unsuru da olduğunu,
yine müvekkiline ait “Dole” markasının tanınmış marka olması nedeniyle farklı ürün ve hizmetler için dahi tescil edilemeyeceğini, davalı şirketlerin kötü niyetli olarak “Dole” markasını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli “Hürmet Dole + Şekil” markasının hükümsüzlüğüne, kullanımlarının durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hürmet Çikolata Şekerleme Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin “Hürmet Dole + Şekil” markasını davacı şirketin Türkiye’de satışa başladığını beyan ettiği 1993 yılından evvel 30. sınıftaki mallar için tescil ettirerek kullandığını, bu nedenle davacının kötüniyet iddiasının yersiz olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketin markasının konusunu oluşturan sınıflarda üretim yapmadığını, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece.
Dairemizce verilen bozmaya uyularak, tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli 08.05.2003 tarihli ve 11042 sayılı markanın, davalı adına tescilli 18.03.1992 tarihli ve 133635 sayılı hükmünü yitirmiş markanın serisi niteliğinde olduğu, son markanın 556 sayılı KHK'nın 8/son maddesinde belirtilen 2 yıl içinde tescil edildiği, önceki markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın davalı işletmeyle bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak önceki markanın kapsadığı ürünleri içerecek şekilde tüketiciye yenilenmiş marka imajıyla sunulduğu,
gerek hükümden düşen gerekse sonradan tescil edilen ve önceki markanın serisi niteliğinde olan markanın işletmenin büyüklüğüyle orantılı olacak şekilde halen kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2143, K. 2012/8494, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama