KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2146 E., 2012/9040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2008/227-2010/1643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Nazilli şubesinde vadeli mevduat çek ve kredili mevduat hesabının bulunduğunu, müvekkilinin 29/12/2007 tarihinde, keşide ettiği çekle ilgili ödemeden men talimatı vermesine karşın, davalı bankanın bu talimatı yerine getirmeyerek söz konusu çekin karşılıksız çek muamelesi görmesine neden olduğunu, bir başka çekin ödenebilmesi için vadeli döviz hesabındaki 5.000 TL’nin 2.000 TL’sinin çek hesabına aktarılmasının talep edildiğini ancak davalı bankanın bu talimata da uymadığını ve bunun sonucunda müvekkilinin ticari sicilinin bozularak karşılıksız çek suçunu işlemiş durumuna düştüğünü, bankalardan kredi kullanamadığını ve çek karnesi alamadığını ileri sürerek, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ileri sürülen ödemeden men talimatının yerine getirilmediğine ilişkin iddianın doğru olmadığını, müvekkili banka ile davacı arasına düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin alacaklı olduğu tutarları davacının hesaplarından alma hakkının bulunduğunu, davacının kredi hesabı sebebiyle müvekkili bankaya borcunun bulunması sebebiyle bu borca ilişkin daha fazla faiz işlememesi açısından borcun kapatılmasına yönelik olarak söz konusu 2.000 TL’nin kredi hesabına aktarıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşme gereğince müşteriden bu hesaptan ve çekle ilgili hesaplardan doğan ve doğacak tüm borçlara karşılık bankanın herhangi bir ihbara lüzum kalmaksızın virman, takas ve hapis hakkını kullanıp kullanmamakta veya istediği zaman kullanmakta tamamen muhtar olduğunun kararlaştırıldığı, bankanın 2.000 TL’yi sözleşmeye istinaden kredi hesabına aktardığı bu sebeple bankanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2146, K. 2012/9040, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama