KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2352 E., 2012/9217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. Gülay Karan
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2010 tarih ve 2008/114-2010/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/53396 sayılı ''CTG Healtcare+Şekil'' ibareli marka başvurusunun 44.01 sınıftaki tıbbi hizmetler yönünden 556 sayılı KHK 7/1-(c) maddesi uyarınca reddedildiğini, CTG ibaresinin sağlık sektöründe bir mal veya hizmetin adı olarak yaygın bilinen ve kullanılan bir ibare olmadığını, başvuruya konu hizmetler arasında kadın doğum hizmetlerini kapsayan bir alt grup bulunmadığını, markanın başvuru tarihinden çok önce kullanım ile ayırt edici nitelik kazandığını, daha önce müvekkili adına tescil edilmiş olan 2006/53397 sayılı ''CTG+Şekil'' markası bulunduğunu belirterek 2008-M-888 sayılı YİDK kararının iptaline, marka başvurusunun reddedilen hizmetler yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaynak bildiren bir ibarenin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, bu durumun rekabeti haksız bir şekilde sınırlayacağını, davacı markasının asıl unsuru olan ''CTG'' ibaresinin reddedilen sınıflar için cins, çeşit, vasıf ve amaç belirten bir özelliğe sahip olduğunu, markanın kullanımla ayırtedicilik kazandığı hususunun ispatlanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sağlık turizmi alanında faaliyet gösterdiği, yurtdışında yaşayan yabancıların tedavilerini Türkiye'de yapmayı vaad ettiği, tıp alanında az bilinen ve nadir olarak kullanılan ''Cardiotopografi'' ismiyle bir alakasının bulunmadığı, kadındoğum uzmanı bilirkişi görüşüne göre tıpta bu ismin ''CTG'' ibaresiyle kısaltmaya tabi tutulduğuna ilişkin bir kanıt olmadığı, davacının tıbbi hizmetler alanında kendisini ''CTG'' olarak yoğun bir şekilde tanıttığı, markanın KHK 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı, markada ayırt edici unsur olarak şekil unsurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2352, K. 2012/9217, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama