KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2376 E., 2012/9113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/71-2010/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "AND&MAG" ibaresini 09, 35, 36, 38, 41 ve 42. mal/hizmet sınıfında marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine müvekkil şirketin başvurusunun 41. sınıf için kısmen reddedildiğini, ret kararına karşı yaptıkları itirazın TPE YİDK kararıyla her iki markanın iltibasa neden olabilecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, oysa redde gerekçe gösterilen markanın karışıklığa yol açacak derecede benzemediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini, "AND&MAG" ibareli marka başvurularının 41. sınıf dahil tüm mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu marka ile itiraza dayanak markaların esas unsurunun "MAG" ibaresi olduğunu, davacı markasında kullanılan “AND” ibaresinin İngilizce'de "ve" anlamında olup ayırt ediciliği son derece zayıf bir ibare olduğunu bu yüzden de markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili adına tescilli “MAG” markasının benzer olduğunu ve tescili halinde müvekkiline ait markalarla iltibas yaratacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının markasının esas unsuru durumunda olan “MAG” ibaresinin aynısının davacı marka başvurusunda da esas unsur durumunda olduğu, markaların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları ve sonuç itibariyle davalının tescilli markası ile benzer görülen davacı marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2376, K. 2012/9113, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama