KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2392 E., 2012/9091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2009/649 - 2010/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin davalı bankada kullandığı krediye dava dışı şahıslarla kefil olduğunu, kredinin teminatı olarak düzenlenen bonoyu da kefil olarak imzaladığını, şirketin borcunu ödememesi nedeniyle davalı bankanın kredi borçlusu ve tüm kefiller hakkında icra takibi yaptığını, müvekkilinin ihtiyati haciz aşamasında borcu ödediğini, ibraname verilerek borcunun kalmadığının bildirildiğini, ancak davalı bankanın söz konusu bonoyu diğer kefillere teslim ettiğini, bono nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığını, bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, icra işlemleri nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek 27.500 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre asıl borçlu şirketin davalı banka ile yapmış olduğu kredi sözleşmesinin teminatı olarak alınmış senedin borcun kalmaması nedeniyle kredi sözleşmesinin asıl borçlusuna iade edildikten sonra dava dışı ...'a ciro edilmesi ve ... tarafından senedin tahsile konulmasından kaynaklanan ödemeler nedeniyle davalı bankanın kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2392, K. 2012/9091, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama