KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/260 E., 2012/8052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2010 tarih ve 2007/380 - 2010/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin “Ak-Ay Yünlü Tekstil Ltd. Şti.”deki hisselerini 166.000,00 TL karşılığında davalılara satarak ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davalıların bu alacağın 133.790,00 TL’nı ödemelerine rağmen geriye kalan 32.210,00 TL’nı ödemediklerini ileri sürerek sözleşmenin 6. maddesi gereğince ödenmeyen 32.210,00 TL’nın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin karşı tarafa üç adet her birinin değeri 8.000,00 YTL olan çek verdiğini, 13.000,00 YTL değerindeki kilimlerin dava dışı ...kanalıyla davacılara teslim edildiğini, bu şekilde müvekkillerinin borçlarını fazlasıyla ödediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılar vekili arta kalan 24.210,00 TL’nın 13.000,00 TL'lik kesiminin kilim teslimatı yapılarak ödenmiş olduğunu belirtse de sunulan belgenin dava ile ilgisinin bulunmadığı, kalan borcun üç adet çekle ödendiği iddiasının ise çeklerle ilgili olarak davacılara herhangi bir ödemede bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 24.210,00 TL’nın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan, davalılar vekilinin ise (3) nolu bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hisse devir bedelinden bakiye kalan kısmının tahsiline ilişkin olup, mahkemece bakiye kalan 32.000,00 TL’nın 8.000,00 TL’lık kesimi için davalılar tarafından davacı tarafa bonolar verildiği gerekçesiyle 8.000,00 TL mahsup edilerek bakiye kısım hüküm altına alınmıştır. Ancak davacılar vekili, hisse devir bedeli için verildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan bu bonoları tahsil edemediklerini beyan ederek bonoların aslını mahkemeye ibraz ettiğine göre, bonoların bedelinin bakiye borçtan mahsubu doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca, davalılar vekili davacılara üç adet 8.000,00 TL tutarında çek verdiklerini ve bu suretle bakiye borcu ödediklerini savunarak çek fotokopilerini dosyaya sunmuştur.
Mahkemece yapılan araştırmadan bu çeklerle ilgili olarak davacılara ödeme yapılmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, davalıların delili olan üç adet çekte son ciranta ... olup, mahkemece müzekkere yazılan Türkiye Finans Bankası’nın 09/06/2010 tarihli cevabi yazısında, çeklerin hamiline ilişkin bilgilerin istenebileceği bankalar belirtilmiş olmasına rağmen, bu bankalardan sorulması halinde bu çeklerin kime ödendiğinin anlaşılacağı bildirilmiştir.
Mahkemece, çeklerin ibraz edildiği bankalardan ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kime ödendiği sorulmadan, ayrıca çeklerin üzerindeki davacı cirosu değerlendirilmeden ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle bu kısım için davanın kabulü doğru olmamış, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/260, K. 2012/8052, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama