KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2866 E., 2011/6289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 gün ve 2008/9 - 2009/25 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.12.2010 gün ve 2009/6403 - 2010/12915 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 130 yıl önce kurulduğunu, 25.11.1903 tarihinden bu yana da “GEBR.HEİNEMANN” ibaresinin Hamburg Sanayi ve Ticaret Odası nezdinde tescilli ticaret unvanı olduğunu, ayrıca “Heinemann” ibaresinin OHIM nezdinde 35. sınıfta Avrupa Birliği Markası olarak tescil edildiğini, müvekkilinin kuruluşundan itibaren duty free işletmeciliği, dünya çapında her türlü mal ve eşyanın özellikle de duty free mamullerinin toptan ve perakende ticareti ve tedariki işi ile iştigal ettiğini, aynı zamanda şirket hissedarlarının soy ismi olan “Heinemann” ibaresinin dünyaca tanınmış bir marka haline geldiğini,
davalının bu ibareyi 11.06.1004 tarihinde yaptığı başvuru ile 18,25 ve 35. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, davalının anılan ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin 556 sayılı KHK'nin 7/ı-f, 8/3 ve 42. maddeleri uyarınca usulsüz olduğunu ileri sürerek davalı adına 18, 25 ve 35. sınıflarda kötü niyetli olarak tescil edilen “Heinemann” ibareli marka tescilinin hükümsüz olduğunun tespitine, bu markanın sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Heinemann” markasının dünyaca meşhur bir marka olmadığını, TPE’nin başka bir kişi adına dünyanın herhangi bir ülkesinde tescilli ve tanınmış marka olup olmadığını araştırarak tescil işlemini gerçekleştirdiğini, davacının marka tescilinden önce Türkiye’de herhangi bir faaliyetinin olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün ilanı isteminin reddine dair verilen kara davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemize onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2866, K. 2011/6289, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama