KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3018 E., 2011/6276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 gün ve 2008/701-2008/648 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/12/2010 gün ve 2009/6364-2010/13162 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.09.2000 tarihinde davalılara "taahhütname" yazılı bir belge karşılığında 30.000 DM yatırdığını, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 6.500 YTL'nın davalılardan tahsilini, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunmadığı, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3018, K. 2011/6276, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama