KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3047 E., 2011/6890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 gün ve 2008/812-2008/795 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/10/2010 gün ve 09/3359-2010/9956 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Karlsruhe Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine alacak davası açıldığını, 13/11/2006 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, 15.354.10 Euro anaparanın 06/01/1999 tarihinden itibaren %4 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, anılan mahkemenin kararının 16/07/2007 tarihinde kesinleştiğini ve apostille ile onandığını, davanın bir alacak davası olduğunu, Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3047, K. 2011/6890, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama