KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3083 E., 2012/9762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2006/559-2008/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2004/10201 sayılı '' MedFORM Günvit'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait ''FORM'' esas unsurlu markalar gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de itirazın reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu, iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak hareket ettiğini belirterek YİDK kararının iptaline, başvurunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili,davalı başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceğini, form ibaresinin ayırım gücünün zayıf olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı markası ile müvekkil başvurusu arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkiline ait ''Medform'' ibareli başka bir marka daha bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda yer alan 5/1,3,4,5,7,8,9,10. sınıf ve alt gruplardaki mallar yönünden davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b kapsamında benzerlik bulunmamakla birlikte, davacı markalarının 556 sayılı KHK m.8/4 anlamında tanınmış marka olduğu, farklı sınıflar ve alt gruplar bakımından tescilin, haksız yarar sağlanmasına,
tanınmış markanın itibarına zarar verilmesine ve markanın ayırt edici karakterin zedelenmesine sebebiyet verebileceği, diğer taraftan, davalının müktesep hakka dayanak olarak gösterdiği markayı 13.04.2004 tarihli dava konusu başvurudan sonra devraldığı, söz konusu markanın kullanımla ayırtedici hale getirildiğine dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve davalı TPE vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket ve davalı TPE vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3083, K. 2012/9762, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama