KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3121 E., 2012/9778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2009/43-2010/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında kredi kartı üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, 30.10.2004 tarihinde Akbank pos cihazı ile 8.800,00 TL'lık kontör satışı yapılmış ise de, bu işlemden sonra gün sonu işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, durumun fatura ve slip eklenmek suretiyle derhal bankaya bildirildiğini, 31.05.2005 tarihli yazı ile uluslararası kredi kartı kuralları 74. maddeye göre geç ibraz nedeniyle işlem tarihi 30.10.2004 olduğu halde ibraz tarihinin 21.12.2004 olması dolayısıyla karşı bankanın itirazı kapsamında 9.085,48 TL'nin müvekkili hesabına borç olarak kaydedileceğinin bildirildiğini, geç ibrazda müvekkilinin hatasının bulunmadığını belirterek şimdilik 9.085,00TL' nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının pos cihazından 30.10.2004 tarihinde usulsüz ve sahte kart ile işlem gerçekleştirildiğini, davacının slipleri süresinden sonra geç teslim ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının pos cihazından geçirilen kredi kartı ile yapılan işlem dolayısıyla süresinde yasal sorumluluklarını yerine getirdiği, bankaya gerekli bilgi ve belgeleri sunduğu, ancak bankanın kendinden kaynaklanan kusuru dolayısıyla yurt dışındaki bankaya süresinde bilgi ve belge ile başvurmadığı, yurt dışı banka tarafından alış veriş bedelinin davalı bankaya gönderilmediği, kredi kartının sahteliği iddiasının dosya içeriği ve banka kayıtları karşısında inandırıcılığının bulunmadığı, olayda davacının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3121, K. 2012/9778, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama