KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3125 E., 2012/9608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2010 tarih ve 2010/91-2010/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadesiz ve vadeli hesaplarına ayrı ayrı 10.000 TL para yatırdığını daha sonra vadesiz hesabındaki para ile döviz aldığını ve bir süre sonra bu dövizi bozdurarak 10.000 TL’yi yatırım hesabına internet bankacılığı aracılığı ile aktardığını ve bu şekilde yatırım hesabındaki toplam 20.000 TL’yi çektiğini ancak davalı bankanın sistemdeki hata sebebiyle yatırım hesabına yapılan havalenin gerçekte 20.000 TL değil 10.000 TL olduğunu bildirdiğini ve müvekkilinden 10.000 TL’yi geri aldığını buna karşın söz konusu paranın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sistemden kaynaklanan bir hata sonucunda davacının yapmış olduğu işlemin mükerrer olarak iki defa yatırım hesabına aktarıldığını, bu şekilde davacının hesabında 10.000 TL olması gerekirken, 20.000 TL olarak hesaba geçtiğini, davacı tarafça ilk önceleri bu durumun kabul edilmesine karşın daha sonra davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini ve ödeme yapmaktan kaçındığını ancak kendisine noter marifetiyle gönderilen ihtarname sonucunda 10.000 TL’nin davacıdan geri alındığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yatırım hesabına dayanaksız olarak ve sehven alacak kaydedilen ve vadesiz mevduat hesabına alacak olarak aktarılıp, davacı tarafından çekilen ve daha sonra davacı tarafından davalı bankaya yatırılan 10.000 TL’nin davalı bankadan tahsilinin istenmesinde haklılık payı bulunmadığı, bu durumun bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3125, K. 2012/9608, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama