KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3138 E., 2012/9617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/12/2010 tarih ve 2009/1014-2010/1079 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya/Kepez, .....'de bulunan işyerinde sebze-meyve ticareti yaptığını, işyerinin bulunduğu halin güvenlik ve koruma hizmetlerinin Büyükşehir Belediyesi Koruma ve Güvenlik Dairesi Başkanlığı kontrolünde 24 saat sağlandığını, davacı şirketin işyerinde bulunan şirkete ait nakit para ve kıymetli evrakları muhafaza ettiği 1.250 kg. ağırlığında, çift katlı, özel yapım, çelik, içten betona sabitlenmiş olarak monte edilmiş olan ticarethane kasasını 08.09.2005 tarihinde 1 yıl için davalı şirkete sigorta ettirdiğini,
03.10.2005 tarihinde sabaha karşı işyerinin kepenkleri kesilerek içeri girildiği ve para kasasının matkapla delinerek içindeki para ve kıymetli evrakın alındığının tespit edildiğini, riziko mahallinde özel güvenlik olmadığı gerekçesiyle sigorta bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 300.000 TL'nın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket yetkilisinin müracaat ve beyanları dışında hırsızlıkla ilgili hiç bir maddi vakıanın incelenip sonuçlandırılamadığını, olayın faillerinin yakalanmadığını, bir an için olayın hırsızlık kapsamında değerlendirilmesi halinde dahi, davacı sigortalının iddia ettiği gerçek zararın hayatın olağan akışına uygun maddi ve geçerli delillerle kanıtlanması gerektiğini, uğranılan zararın kesin olarak ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 12.03.2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, özel güvenlik yasasına tabi olmayan kişiler tarafından oluşturulan korumanın özel güvenlik şartını oluşturmuş sayılamayacağının tespit edildiği, çelik kilitli kasada muhafaza edildiği belirtilen para ve kıymetli evrak bakımından fiziki korumanın da yetersiz kalacağı, bu anlamda davacının yeterli dikkat ve özeni göstermediği, iş yerinde hırsızlık alarm ve ihbar sistemi bulundurmadığı, kapalı devre kayıt yapan kamera sisteminin dahi bulunmadığı, iş yerinin kapı kepenklerinin demir kesme makası ile kolayca kesilebilecek cinsten olduğu,
yazıhane kapısının kilitsiz ahşap malzemeden yapıldığı, dolayısıyla riskin doğumundan davacının da kusurunun bulunduğu, özel güvenlik koşulunun gerçekleşmemesi karşısında riziko tarihinde meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3138, K. 2012/9617, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama