KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3158 E., 2012/9605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.10.2010 tarih ve 2009/671-2010/572 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Banka nezdinde bulunan hesabındaki paraların internet bankacılığı yolu ile başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, olay sebebiyle davalı Banka'nın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 10.610,50 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın olay sebebiyle herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının kişisel bilgilerini ve şifresini koruyamaması sonucunda hesaptaki paraların üçüncü kişiler tarafından çekildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 23/06/2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davalı Banka'nın bir emniyet unsuru olarak objektif özen yükümlülüğü gereği sunduğu internet bankacılığında en güvenli yapıyı gerektirecek hizmeti sunmadığı, dava konusu olayın gerçekleşmesinde davacının kusurunun bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı, zararın oluşumunda davalı Banka'nın kusurlu olduğu, olayda sahtecilik işleminin davalı Banka'ya karşı gerçekleştirilmiş olduğu gerekçesiyle, davacının alacak isteminin kabulü ile 10.610,50 TL’nin temerrüt tarihi olan 02/11/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına avans faizi oranında temerrüt faizi isteyebilecek olan davacının dava dilekçesinde yasal faiz oranında temerrüt faizi talep etmesi nedeniyle avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının maddi bakımdan ortadan kalkması sebebiyle maddi bakımdan düşmüş bir hakkın ıslah yoluyla kazanılmasının mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3158, K. 2012/9605, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama