KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3167 E., 2011/5538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2008 gün ve 2006/700-2008/564 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2010 gün ve 2009/1767 - 2010/12979 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafa devredilen Sümerbank A.Ş’nin Şanlıurfa Şubesi'ne 45.000 USD parasını 17.12.1999 tarihinde 35 gün vadeli olmak üzere yıllık net %22 faizle yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’na devredildiğini,
yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatının banka yetkililerince müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopiden üretilme belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Sümerbank A.Ş. yönetimince KKTC’de paravan olarak kurdurulmuş olan Efektifbank Off Shore Ltd adlı banka adına Sümerbank Kadıköy Şubesi ve Merkez Şubede açılan bir hesaba havale edildiğini, daha sonra da diğer off shore mevduatlarla birlikte Garipoğlu grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini,
müvekkili tarafından davalı banka aleyhine İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2004/813 E numarası ile açılan davada “davacının off-shore bankaya başvurması gerektiği, bu başvurudan sonuç alınamadığı takdirde zarara sebep olan bankaya başvurabileceği gerekçesiyle erken açılan davanın reddine” karar verildiğini, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün 2005/23129 sayılı icra dosyasında Efektifbank aleyhine “borç ödemeden aciz vesikası” alındığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının talimatlarını yerine getirdiğini, talimatları yerine getiren davalı aleyhine dava açılamayacağını, davacının kendi iradesi ile parasını Efektifbank Off Shore Ltd’e havalesini talep ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, sebepsiz zenginleşme iddiasının haksız olduğunu, vekalet görevini kötüye kullanmayan müvekkilinin kanuna karşı hile de yapmadığını, haksız fiil iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davaya konu mevduatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına havale edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği,
davacı tarafın “paranın davalı banka hesaplarından çıkmadığı ve davalı bankanın olayda kusurlu olduğu” yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, dava konusu mevduatın davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda, talimat gereğinin yerine getirilmesi babında havale edilmekle, anılan bedelin tahsil edilmemesinden davalı bankanın ve dolayısıyla TMSF’nun sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3167, K. 2011/5538, 6 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama