KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3175 E., 2012/9565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.11.2010 tarih ve 2010/510-2010/747 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan protokol uyarınca müvekkilinden aylık alan hak sahiplerinin paralarının davalı Banka'ya yatırıldığını, protokole göre, altı aydan fazla süre ile hesaplardaki parada hareket olmaması halinde davalı Banka tarafından bildirimde bulunulması gerektiğini, davalı Banka'nın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin zararı oluştuğunu ileri sürerek, 95.074,12 TL faiz alacaklarının, hesaplarda biriken 374.290,07 TL'nın müvekkili kurum hesaplarına intikal ettiği tarihlerden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında asıl alacak olan faiz talebi ıslah edilerek 131.929,19 TL talep edilmiştir.
Davalı vekili, gelir ve aylık alanların durumlarında meydana gelen değişikliklerin değerlendirilmesinin davacının yükümlülüğü olduğunu, bu yükümlülüğün sözleşme ile 3. şahıslara devredilemeyeceğini, bunun yanında faize faiz isteminin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı olarak hesabında tuttuğu paraları süresi içinde davacı hesabına aktarmadığı, davalının sebepsiz zenginleştiği, hesaplanan tutarın yanlar arasındaki protokol kapsamınca belirlenen faiz alacağı olduğu ve faize yeniden faiz işletilmeyeceği gerekçesiyle 131.929,19 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dava ve ıslah tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmesine yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3175, K. 2012/9565, 1 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama