KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3336 E., 2011/5873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 gün ve 2007/824-2008/269 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/391-2010/10568 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.04.2004 tarihinde sahibi bulunduğu bir dairenin satış işlemini taşınmazın satışı için taraflarca kararlaştırılan 340.000 Euro'nun davalı banka nezdindeki davacıya ait hesaba yatırıldığı konusunda şube müdürü ...'dan telefonda sözlü onay alması üzerine gerçekleştirdiğini, alıcı tarafından satış bedelinin (256.000) Euro'sunun müvekkili hesabına virmanlanıp, bakiye (84.000) Euro'nun müvekkili hesabına yatırılmak üzere şubeye götürüldüğünü,
fakat şube müdürünün o anda sistemlerin çalışmadığını bildirmesi üzerine müvekkili hesabına yatırılmak üzere şube müdürünün kartvizitinin arkasına "84.000 Euro elden aldım" yazıp imzalanarak kendisine teslim edildiğini, bilahare şube müdürünün bir takım yolsuzluklara karıştığının öğrenildiğini, şube müdürünün gerek müfettiş, gerek kolluk ifadelerinde müvekkilinin parasını zimmetine geçirdiğini kabul ettiğini, müvekkili hesabına geçen (256.000) Euro'nun iki ayrı işlemle hesaptan çekildiğini ancak, parayı çekenin adı, soyadı, imzası, kimlik bilgilerinin yer almadığını, (84.000) Euro'nun ise hesaplara hiç intikal etmediğinin anlaşıldığını,
davalı hakkında girişilen icra takibine konu (256.000) Euro'nun yasal ödeme süresi olan 7 gün içinde icra dosyasına ödendiğini; ancak, paranın müvekkili hesabına yatırıldığı tarih olan 29.04.2004 ile icra takibinin açılmış olduğu 05.11.2004 tarihleri arasında işlemiş olan faizinin ödenmediğini, sadece takip tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arasındaki 12 günlük faizinin ödendiğini, bakiye faiz ve alacağa itiraz edildiğini, davalı bankanın imza yetkilisi ticari mümessil şube müdürü ... tarafından verilen zararı tazminle yükümlü olduğunu ileri sürerek,
(84.000) Euro'nun davalı banka şubesine teslim edildiği tarih olan 29.04.2004 tarihinden itibaren, yine müvekkili hesabından bilgisi ve izni dışında çekilen (256.000) Euro'nun müvekkili hesabına virman tarihi olan (29.04.2004) tarihinden davalı banka aleyhine icra takibinin yapıldığı 05.11.2004 tarihine kadar geçen 190 günlük işlemiş faizinin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 84.000 Euro’ya ilişkin olarak açılan davanın reddine, faiz alacağına ilişkin istemin kabulü ile 5.821,38 Euro’nun fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının davalıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 20.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3336, K. 2011/5873, 13 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama