KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/336 E., 2012/7210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2010 tarih ve2010/22-2010/552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken 31.07.2009 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, ayrılırken şirketle olan maaş, masraf, araç kiraları, ortaklık hissesi olarak toplam 153.833 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağına karşılık 4 adet çek verilmesinin kararlaştırıldığını, çeklerin verildiği tarihte müvekkilinin tek başına şirket adına çek verebileceğinden dolayı çekleri şirket muhasebecisi ve finans müdürü olan ...'ın düzenlediğini ve müvekkilinin imzaladığını, bu çeklerin müvekkiline alacağına istinaden verildiğini, müvekkilinin Eylül 2009 tarihine kadar imza yetkisinin devam ettiğini,
ancak çeklerden 20.11.2009 tarihli 38.500,00 TL bedelli çekin müvekkiline ödenmediğini, yapılan ilamsız takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, alacağın % 40'ı oranında tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin keşide tarihinde davacının müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, 04.09.2009 tarihi itibarı ile müvekkili şirkette herhangi bir görev ve yetkisinin kalmadığını, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, genel kurul kararı olmadan şirket yetkilisinin şirketle işlem yapamayacağını, bu işlemlerin batıl olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini, % 40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, çekin T-Bank’a ait 20.11.2009 keşide tarihli 38.500,00 TL bedelli olup keşideci yerinde Şifa Kimya İlaç Kozmetik San. ve Tic A.Ş., lehtar kısmında ise ...’ın yer aldığı, çekin keşide tarihi itibariyle ticaret sicilinden gelen kayıtlar ve bizzat davacının dava dilekçesindeki beyanları çerçevesinde şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde ileri tarihli çek keşide edilmiş ise bunu yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir delil ibraz etmediği, bu açıdan yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı,
ayrıca şirket defterlerinde davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nın 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin geçersiz olacağı, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çek ile takip talebinde bulunmasında kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı şirket tarafından maaş, masraf, araç kiraları ve ortaklık hissesi karşılığı davacıya verildiği iddia olunan çeke dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf 01.03.2008-04.09.2009 tarihleri arasında yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, şirket hakkında 20.11.2009 keşide tarihli ve 38.500,00 TL bedelli çeke dayalı icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine süresi içinde açtığı itirazın iptali davasında işbu çek ile davalı tarafından ödenen üç adet çeki şirketten olan maaş, masraf, araç kiraları ve ortaklık hissesi karşılığı aldığını iddia etmektedir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının bu alacaklarına yönelik olarak davalı şirket tarafından 4 adet çek düzenlendiği, bu çeklerin davacı tarafından şirketi temsile ve şirket adına çek keşide etmeye yetkili olduğu dönemde kendi lehine düzenlediği, nitekim ödeme listelerinde kayıtlarının bulunduğu, ileri tarihli olarak düzenlenen 4 adet çekten 3 tanesinin davalı tarafından ödendiği, dava konusu 20.11.2009 tarihli 38.500,00 TL bedelli çekin ödenmediği belirlenmiş olup, davalı taraf şirket kayıtlarının usulsüz olarak oluşturulduğunu da savunmamıştır.
Davacı tarafından şirketi temsil selahiyeti bulunduğu dönemde ileri tarihli olarak davalı aleyhine çek keşide edilmesi alacağın varlığı için tek başına delil olamaz ise de, davacı 04.09.2009 tarihinde davalı şirketten ayrıldığını da ileri sürdüğüne göre mahkemece, davacının iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, masraf, araç kiraları ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının bulunup bulunmadığı, araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/336, K. 2012/7210, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama